Bilim tarihinde çığır açan çalışmalara imza atmış, “Modern Fiziğin Babası” olarak anılan İtalyan astronom, fizikçi ve mühendis Galileo Galilei; bilimsel devrimin en önemli figürlerinden biridir. Teleskobun geliştirilmesiyle astronomi alanında yaptığı keşifler ve deneysel bilimi temel alan yaklaşımı, Galileo’yu çağının ötesine taşıyan bir bilim insanı yapmıştır. Peki, bilimsel yönününün de ötesinde: Galileo Galilei kimdir?
Yaşamı ve erken eğitimi
Galileo, 15 Şubat 1564’te o dönemde Floransa Dükalığı’na bağlı olan Pisa’da dünyaya gelmiştir. Altı kardeşin en büyüğü olan Galileo’nun Babası, ünlü bir lavtacı ve müzisyen olan Vincenzo Galilei, annesi ise Giulia Ammannati idi; çift 1562 yılında evlenmişti. Galileo, babasından küçük yaşta lavta tekniği, otoriteyi sorgulama yetisi, dikkatli ölçüm ve deney yapma, ritmi müzikal bir bakış açısıyla inceleme ve matematik ile deneysel yöntemler kullanarak sonuca ulaşma becerilerini öğrenmişti.
Galileo’nun beş kardeşinden ikisi bebekken ölmüştür. En küçük kardeşi Michelangelo da yetenekli bir lavtacı ve müzisyen olmuştur; ancak Michelangelo, Galileo’nun gençlik döneminde aileye mali zorluklar yaşatmıştır. Michelangelo, babasının kız kardeşlerine verdiği çeyiz sözünü yerine getirememiş ve bu nedenle hakkında davalar açılmıştır. Zaman zaman Galileo, kardeşine müzikal projeleri için borç vermek zorunda kalmıştır. Bu mali zorluklar, Galileo’nun erken yaşta para getirecek buluşlar yapma arzusunu tetiklemiştir.

Eğitim yaşamıyla Galileo Galilei kimdir? Eğitimine bir manastırda başlayan Galileo manastırdaki hocalarından çok etkilenip bir din adamı olmaya karar vermişti ancak babası tarafından bu fikrinden vazgeçirilip Pisa Üniversitesi’nde tıp okumaya başladı. Ancak bu bölümü hiçbir zaman bitirmemiş, yanlışlıkla girdiği bir geometri dersinden çıktıktan sonra çok etkilenip matematik veya felsefe okumaya karar vermişti. Pisa’daki eğitimini tamamladıktan sonra, 1589’da Pisa Üniversitesi’nde matematik profesörü olarak göreve başladı. Burada, hareketli cisimlerin dinamikleri üzerine çalışarak bilim dünyasına önemli katkılarda bulundu.
Galileo’nun bilimsel başarıları arasında teleskopu astronomik gözlemler için kullanması öne çıkar. 1609’da teleskopu geliştirdikten sonra, Ay’ın yüzeyindeki kraterleri, Jüpiter’in uydularını ve Venüs’ün evrelerini gözlemleyerek Copernicus’un Güneş merkezli evren modelini destekleyen kanıtlar sundu. Bu bulgular, Galileo’yu dönemin bilimsel ve dini otoriteleriyle tartışmalara sürükledi bunların haricinde termostatı bularak günümüz termometresinin temelini attı üstüne Newton’un geliştirdiği klasik mekaniğin temelini attı.

Galileo’nun bilimsel çalışmaları, dönemin Katolik Kilisesi tarafından eleştirilmiştir. 1616’da, Copernicus’un Güneş merkezli modelini savunması nedeniyle kilise tarafından yargılanmış ve 1632’de Roma’da inkâr edilmesi yönünde bir karar alınmıştır. 1642’de ölene kadar ev hapsinde yaşamıştır. Galileo’nun bilimsel katkıları, modern bilimin temellerini atmış ve kendisi, bilimsel metodolojinin öncüsü olarak veya “bilimin babası” olarak nitelendirilir.
Galileo Galilei’nin bilime katkıları
Bilim tarihi açısından Galileo Galilei kimdir? Galileo Galilei, modern bilim tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir ve bilimsel düşüncenin temellerini atan öncülerden biridir. Özellikle bilimsel metodun geliştirilmesi, son 500 yıl boyunca sayısız bilimsel ilerlemenin yolunu açmıştır. Rönesans Avrupa’sının hâlâ kilisenin desteklediği dünya merkezli modeline sıkı sıkıya bağlı olduğu bir dönemde, Galileo bu uzun süreli inançları sorgulama cesaretini göstermiştir. Evrenin merkezinde Dünya’nın değil, Güneş’in bulunduğunu savunan Galileo, bu devrim niteliğindeki fikirleriyle insanlığın evreni anlama biçimini köklü bir şekilde değiştirmiştir. Bunun yanı sıra, Galileo’nun çalışmaları, sarkaçlar, serbest düşen cisimler ve atış hareketleri gibi alanlarda Isaac Newton’un daha sonra üzerine inşa edeceği klasik fiziğin temellerini atmıştır.
Sarkaç Deneyi: Bir avizeden saatlere
Galileo’nun öğrencisi, oğlu ve aynı zamanda ilk biyografi yazarlarından biri olan Vincenzo Viviani’ye göre, Galileo’nun sarkaçlara olan ilgisi üniversite yıllarında başlamıştır. Pisa Katedrali’ndeki bir avizenin yavaş sallantılarını gözlemlerken, Galileo nabzını kullanarak bu sallanmanın periyodunu ölçmüş ve bir tam salınım için gereken sürenin (periyodun) avizenin ağırlığından bağımsız olduğunu, bunun yerine ipin uzunluğunun belirleyici olduğunu keşfetmiştir (küçük açılar, yani 0-20° arası için). Bu keşif, oldukça önemli bir buluştu, ancak bu ilkenin zaman ölçüm cihazlarına uygulanması fikri, Galileo’nun ilerleyen yıllarına kadar aklına gelmemiştir.

Viviani, 1641 yılında Galileo’nun Arcetri’deki villasında yaşarken, Galileo’nun sarkaçların saatlerde kullanılabileceği fikrini geliştirdiğini anlatır. “Galileo, sarkacın düzenli ve doğal hareketlerinin mevcut zaman ölçüm cihazlarındaki kusurları giderebileceğini düşünüyordu. Ancak görme yetisinin zayıflaması, detaylı çizimler ve modeller yapmasını engelledi. Bununla birlikte, oğlu Vincenzio’nun yardımıyla bu fikri hayata geçirmek için çalışmalar başlattılar. Galileo’nun sarkaçlı saat tasarımı, hayatı boyunca tam olarak geliştirilememiş olsa da bu konudaki görüşleri sonraki dönemde yapılacak yeniliklerin önünü açmıştır.”
Serbest Düşme Deneyi: Eşdeğerlik ilkesine ilk bakış
Fizikçi yönüyle Galileo Galilei kimdir? Galileo’nun fizik bilimine en büyük katkılarından biri, yerçekimsel ivmenin cismin kütlesinden bağımsız olduğunu göstermesidir. Galileo, günümüzde yaygın olarak bilinen bir deneyde, Pisa Kulesi’nden farklı ağırlıklarda iki topu aşağıya bırakmıştır. O dönemde kabul gören Aristotelesçi görüşe göre, ağır cisimlerin hafif cisimlerden daha hızlı düşmesi beklenirdi. Ancak Galileo, her iki kürenin de aynı anda yere ulaştığını gözlemlemiştir. Bu deney, hava direncinin olmadığı durumda, tüm cisimlerin aynı hızla düşeceğini gösteren modern yerçekimi anlayışının temelini atmıştır.

(Kredi: Wikipedia English)
Galileo’nun bulguları, Albert Einstein’ın genel görelilik teorisinde resmileştirdiği modern fiziğin temel taşlarından biri olan eşdeğerlik ilkesinin (gravitasyonel ve ivme kuvvetlerinin yerel olarak ayırt edilemez olduğu) zeminini oluşturmuştur. Bu keşfin önemini gösteren bir başka deney ise, bilim iletişimcisi Carl Sagan tarafından gerçekleştirilmiştir. Sagan, dev bir vakum odasında kuş tüyü ve bir bowling topunu aynı yükseklikten bırakmış ve hava direnci olmadan her iki nesnenin de aynı hızda yere düştüğünü göstermiştir
Isaac Newton, “Eğer daha uzağı görebildiysem, bu benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir,” derken, Galileo gibi bilim insanlarının çalışmalarına atıfta bulunuyordu. Galileo’nun serbest düşme ve atış hareketleri üzerindeki araştırmaları, Newton’un daha sonra formüle edeceği hareket ve yerçekimi yasalarının temelini oluşturmuştur. Galileo, yerçekimsel ivmenin sabit olduğunu keşfederek, yatay olarak fırlatılan bir cismin (hava direnci göz ardı edilirse) yatay hızını koruyacağını öngörmüştür. Bu hareketleri hem teorik olarak öngörmüş hem de matematiksel olarak tanımlayarak klasik mekaniğin temellerini atmıştır.
Teleskobun geliştirilmesi: yeni bir bakış açısı
Mucit yönüyle Galileo Galilei kimdir? 1609 yılında, Galileo’nun hayatı, Hollandalı bir mucittin geliştirdiği teleskoptan haberdar olmasıyla birlikte köklü bir değişim geçirdi. Bu yeni cihazı geliştirme konusunda hızlıca çalışmalara başlayan Galileo, kendi versiyonlarını üreterek büyütme gücünü önemli ölçüde artırdı. Bu başarısı, çalıştığı üniversite tarafından maaşının iki katına çıkarılmasıyla ödüllendirildi. Galileo, bu güçlü aleti kullanarak gökyüzünü sistematik olarak gözlemlemeye başladı ve bu gözlemler, o dönemde kabul gören dünya merkezli modeli temelden sarsacak bulgulara yol açtı.

Galileo’nun ilk büyük keşfi, Ay’a yönelik gözlemlerinden geldi. Aristoteles’in göksel cisimlerin mükemmel küreler olduğu yönündeki görüşünün aksine, Galileo Ay’ın yüzeyinden seken güneş ışınlarının bazı yerlerde saptığını ayrıca ayın doğum ve batımında yüzeyinde teleskop yardımı ile bazı pürüzler keşfetti bununla birlikte ayın yüzeyinde dağlar ve kraterler bulunduğunu doğruladı. Bu bulgu, gökyüzünün mükemmel ve değişmez olduğu inancını yıktı. Ardından teleskopunu Jüpiter’e çeviren Galileo, bugün Galileo uyduları olarak bilinen dört büyük Jüpiter uydusunu keşfetti. Bu keşif, tüm gök cisimlerinin Dünya etrafında dönmediğine dair doğrudan kanıt sağladı ve evrenin birden fazla hareket merkezine sahip olduğunu gösterdi. Galileo’nun Venüs’e yönelik gözlemleri ise gezegenin de Ay gibi evreleri olduğunu ortaya koydu ve bu sayede gezegenlerin (Dünya dahil) Güneş etrafında döndüğü doğrulandı.
Galileo ayrıca Güneş’e de yöneldi ve bağımsız olarak güneş lekelerini keşfetti. Bu buluş, Christoph Scheiner ile bir tartışmaya yol açtı; Scheiner, güneş lekelerinin Güneş’in etrafında dönen küçük uydular olduğunu savunarak uzay cisimlerinin mükemmelliğini korumaya çalıştı Ancak Galileo, bu lekelerin Güneş’in yüzeyinde ya da yüzeye yakın bulut benzeri cisimler olabileceğini doğru bir şekilde belirledi.
Galileo’nun bilime katkılarının genişliği
Galileo’nun etkisi, astronomi ve fiziğin ötesine geçmiştir. 1583 yılında, Toskana Grandükü’nün emriyle, “Neden üç zar atıldığında toplam 10, toplam 9’dan daha sık gelir?” gibi sorulara yanıt arayan “Zar Oyunları Üzerine Düşünceler” başlıklı bir eser yayınlamış ve bu çalışması ile olasılık teorisine önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca, termometrenin öncüsü olan termoskopu icat etmiş ve 1586’da kendi icadı olan hidrostatik denge üzerine bir kitap yazmıştır.

Galileo’nun ilgisi güzel sanatları da kapsıyordu. Disegno kavramını inceleyen Galileo, 1588 yılında Floransa’daki Accademia delle Arti del Disegno’da perspektif ve chiaroscuro dersleri vermeye başlamıştır. Bilimsel gözlemlerinin sanatı nasıl etkilediği, Galileo’nun ay gözlemlerini resimlerinde işleyen Floransalı ressam Cigoli ile olan arkadaşlığında gördüğü cisimleri resmetmesinde büyük yardım sağladı.
Galileo ile kilisenin savaşı
Galileo, yaklaşık bin yıldır devam eden dünya merkezli kozmolojik sistemi değiştirdiğinde, bu yeniliğin insanlarda huzursuzluk yaratmaması beklenemezdi. Özellikle Yeni Çağ Avrupası’nda, kilisenin ağır baskısı altında yaşayan bir toplumda, bu durum daha da karmaşık bir hal alıyordu. Üstelik, Hristiyanların kutsal kitabı İncil’de de Dünya’nın evrenin merkezi olduğu görüşü destekleniyordu. Ancak Galileo, bu engellere rağmen geri adım atmadı; teorisini geliştirmeye devam etti ve kiliseyle amansız bir mücadeleye girdi. Peki, kilise açısından Galileo Galilei kimdir ve kiliseyi niçin “rahatsız etmiştir”?
Dünya Merkezcilik Teorisi
1. yüzyılda kilisenin savunduğu dünya merkezli (geocenteric) teori, aslında 4. yüzyılda Yunan filozofları tarafından geliştirilmişti. Özellikle Platon ve öğrencisi Aristoteles’in teorisine göre, Dünya evrenin merkezindeydi ve evrendeki diğer cisimler —sırası ile: Ay, Güneş, Venüs, Merkür, Mars, Jüpiter, Satürn ve sabit yıldızlar —bu merkezi çevreliyordu. Platon’a göre Dünya ve diğer gök cisimleri mükemmel birer daireydi. Aristoteles ise evrendeki cisimlerin mükemmel dairesel yörüngelerde hareket ettiğini ve yüzeylerinin de mükemmel bir daire formunda olduğunu ileri sürüyordu. Bu düşüncenin temelinde, evrendeki cisimlerin kusursuz olması gerektiğine dair inanç yatıyordu.
Kilisenin bu teoriyi desteklemesinin bir diğer nedeni ise İncil’e göre Dünya’nın evrenin merkezinde olduğu ve asla yerinden kımıldamadığı inancıydı.
Güneş Merkezcilik Teorisi
Galileo, teleskobuyla gözlemlerine başlamadan önce, evrenin merkezinde Dünya’nın olabileceğini düşünüyordu. Ancak teleskopla yaptığı gözlemler bu düşüncesini değiştirdi. Jüpiter’in uydularının Jüpiter etrafında döndüğünü gözlemleyerek, evrenin tek bir merkezi olamayacağını ve birden fazla dönüş merkezi olabileceğini keşfetti. Ayrıca, Venüs üzerinde yaptığı gözlemler sonucunda, Venüs’ün de evreleri olduğunu fark etti. Bu da Venüs’ün Güneş etrafında döndüğünü ve dolayısıyla bütün gezegenlerin Güneş etrafında dönmesi gerektiğini işaret ediyordu. Bu kanıtlara dayanarak Galileo, Kopernik’in geliştirdiği güneş merkezli (heliocenteric) teoriyi ileriye taşıdı ve bulgularını “Sidereus Nuncius” (Yıldız Habercisi) adlı eserinde yayımladı.
Bilim ile din arasındaki ilk büyük savaş
Galileo, kilisenin inandığı dünya merkezli teoriyi çürütmeye yönelik olarak güneş merkezli teori hakkında kitaplar yayımlamaya devam ettikçe, kilisenin dikkatini üzerine çekmeye başladı. Özellikle Papa’lara yönelik sözleriyle dikkatleri üzerine topladı. 1630’lu yıllarda yapılacak olan mahkemeler öncesinde, kilise temsilcilerinden biri Galileo’ya, “Senin kanıtların Dünya’nın döndüğünü gösterse bile, kilise bizim düşüncemizin hatalı olduğunu kabul etmeyecek; bunun yerine, senin kanıtlarında bir hata olduğunu söyleyecektir,” dedi. Galileo, bu uyarı üzerine idam edilmemek için çalışmalarını gizli bir şekilde devam ettirdi; böylece cezası idam edilmekten kurtuldu.

(Kredi: Alexandra Lamb)
Buna rağmen Kilise, Galileo’nun yazdığı kitaplarda savunduğu Güneş merkezcilik teorisini, öğretilerine karşı ciddi bir tehdit olarak görmeye başladı. Özellikle Kopernik’in teorisini destekleyen gözlemlerini yayımlaması, kilisenin otoritesini sarsabilir ve halk arasında bir inanç krizine yol açabilirdi. Bu durum, Galileo’yu susturmak isteyen kilisenin baskısını daha da artırdı. Sonuç olarak, 1633’teki Engizisyon Mahkemesi’nde Galileo’ya öğretilerini geri çekmesi ve kilisenin görüşlerini sorgulayan herhangi bir ifadeden kaçınması emredildi. Galileo, idam cezasından kurtulmak için bu şartlara boyun eğmek zorunda kaldı ve cezalandırılmak yerine ev hapsine mahkûm edildi.
Galileo’nun ev hapsi sürecinde, 8. Papa Urban olarak seçilen Maffeo Barberini, Galileo’nun yakın bir arkadaşıydı. Ev hapsi kararı verilmeden önce, Galileo’nun araştırmalarını desteklemiş ve ona güçlü bir sponsor olmuştu. Ev hapsi döneminde de Galileo’ya birçok ayrıcalık sağladı; hatta dönemin güncel konularını objektif bir şekilde incelemek şartıyla kitap yayımlamasına bile izin verdi. Galileo, ev hapsindeyken yayımladığı “Dialogue Concerning the Two Chief World Systems” adlı eserinde, dönemin Papa Urban’nın onayını belirten bir sembol yer aldı. Bu kitap tüm Avrupa’da büyük ilgi gördü; İtalyancadan Fransızca, İngilizce ve Latince gibi birçok dile çevrildi. Kitapta, kiliseyi sert bir şekilde eleştirmesine ve Güneş merkezcilik teorisini anlatmaya devam etmesine rağmen, Galileo, yakın arkadaşı Barberini sayesinde cezalandırılmaktan kurtuldu.
Bunları da okuyun!
Galileo Galilei’nin günümüz bilimine etkileri
Galileo Galilei, modern bilimin kurucularından biri olarak kabul edilir ve onun bilim dünyasına yaptığı katkılar, günümüz biliminin temelini oluşturur. Galileo, astronomi, fizik, matematik, optik ve termodinamik gibi alanlarda önemli çalışmalar yaparak, sadece kendi döneminde değil, sonraki yüzyıllarda da bilimin ilerlemesine öncülük etmiştir.

Galileo’nun matematiksel katkıları ve hareket yasaları
Galileo, matematiksel analiz yoluyla doğa olaylarını inceleyen ilk bilim insanlarından biridir. Özellikle hareket yasaları üzerine yaptığı çalışmalar, Newton’un klasik mekaniğinin temelini oluşturmuştur. Galileo, serbest düşüş hareketini inceleyerek, nesnelerin kütlesinden bağımsız olarak aynı hızda düştüğünü keşfetmiştir. Bu deney, modern fizikte önemli bir yer tutar ve Newton’un evrensel çekim yasasına doğrudan ilham kaynağı olmuştur.
Galileo’nun eğik düzlem deneyi, gravitasyonel ivmenin (g) sabit olduğunu ve bir nesnenin hızının zamanla doğrusal olarak arttığını göstermiştir. Bu çalışmalar, sadece mekanikte değil, aynı zamanda modern mühendislik ve teknoloji alanlarında da büyük bir etki yaratmıştır.
Galileo ve Kopernik Modeli: Bilimsel kanıtların gücü
Galileo, Güneş merkezli Kopernik modelini savunarak, dönemin yer merkezli evren anlayışına meydan okudu. Onun teleskopik gözlemleri, bu modeli destekleyen güçlü bilimsel kanıtlar sağladı. Özellikle Venüs’ün evreleri, Güneş’in etrafında dönen bir gezegenin yalnızca bu modelle açıklanabileceğini gösterdi. Bu gözlem, yer merkezli evren modelinin geçersizliğini ortaya koyarak, astronomide köklü bir değişimi başlattı.
Ayrıca Galileo’nun Jüpiter’in dört büyük uydusunu keşfetmesi, yer merkezli modelin geçersizliğine dair başka bir güçlü argüman sağladı. Bu uyduların Jüpiter’in etrafında döndüğünü gözlemlemesi, Güneş Sistemi’ndeki tüm gök cisimlerinin Dünya’nın etrafında dönmediğini kanıtladı.
Galileo ve deneysel bilimin gelişimi
Bilime yaklaşımıyla Galileo Galilei kimdir? Galileo, bilimsel yöntemin gelişiminde kritik bir rol oynamıştır. Onun deney ve gözleme dayalı yaklaşımı, bilimsel bilginin doğruluğunu ve güvenilirliğini artırmıştır. Pisa Kulesi’nde yaptığı söylenen serbest düşüş deneyi, bu yöntemin nasıl uygulandığını gösteren çarpıcı bir örnektir. Galileo, deneysel bilimin babası olarak kabul edilir; çünkü o, bilimsel bilginin doğrudan gözlem ve deney yoluyla elde edilmesi gerektiğini savunmuştur ve bu yaklaşım modern bilimsel yöntemin temelini oluşturmuştur.

Tarihsel bağlam ve Galileo’nun sosyal etkileri
Galileo’nun çalışmaları, Rönesans dönemi ve Bilimsel Devrim bağlamında değerlendirildiğinde, bu dönemin entelektüel canlılığını ve bilimsel merakını yansıtır. Galileo, Kepler ve Brahe gibi diğer bilim insanlarıyla etkileşimde bulunmuş, bilimsel devrimin hızlanmasına katkı sağlamıştır. Rönesans’ın hümanist düşünceleri ve antik metinlere dönüş hareketi, Galileo’nun bilime olan yaklaşımını da şekillendirmiştir.
Galileo’nun Katolik Kilisesi ile olan çatışması, bilim ve din arasındaki gerilimlerin en ünlü örneklerinden biridir. Kilise, yer merkezli evren modelini dini dogma olarak kabul ettiğinden, Galileo’nun Kopernik modelini savunması büyük bir tehdit olarak görüldü. Galileo, 1633’te Engizisyon tarafından yargılandı ve ömür boyu ev hapsine mahkûm edildi. Ancak bu çatışma, bilimin dini otoritenin ötesine geçmesine ve bilimsel araştırmanın bağımsızlığının sağlanmasına zemin hazırladı.
Galileo’nun çalışmalarının modern bilime etkisi
Galileo’nun çalışmaları, sadece bilim insanlarını değil, aynı zamanda modern bilim felsefesini de derinden etkiledi. Geliştirdiği bilimsel yöntemi, bugün hala bilimsel araştırmalardalar da kullanılan en temel yaklaşımdır. Galileo’nun deneysel bilim ve matematiksel analiz yoluyla doğa olaylarını inceleme yöntemi, modern bilimsel düşüncenin ve teknolojinin gelişiminde hayati bir rol oynamıştır.
Galileo Galilei’nin eserleri
Eserleriyle Galileo Galilei kimdir? Galileo’nun bilinen 50’den fazla eseri bulunmaktadır. Bu eserler arasında astronomi, matematik, felsefe ve mekanik konularıyla ilgili yazılar bulunmaktadır. Bunlar arasında 3 önemli eser bulunmaktadır: Sidereus Nuncius, Dialogue Concerning the Two Chief World System ve Discourses and Mathematical Demonstrations Relating to Two New Sciences.
Sidereus Nuncius
Galileo’nun “Sidereus Nuncius” eseri, yıldızların ve diğer gök cisimlerinin incelenmesiyle ilgili bulgularını içermektedir. Bu eserde, Galileo’nun teleskop kullanarak Ay’ın yüzeyindeki dağlar, kraterler ve ovaların gözlemlerinin sonuçları bulunmaktadır. Ayrıca keşfettiği Jüpiter’in 4 büyük uydusu ve Venüs’ün farklı evrelerine dair gözlemleri de bu eserin içeriğinde yer almaktadır. Galileo, bu çalışmalarıyla geleneğe meydan okuyarak astronomide büyük bir devrim yaratmıştır. Bu eserin önemi de buradan gelmektedir.

Latince kökenlerden gelen “sidereus” ve “nuncius” kelimeleri bir araya gelerek “yıldız habercisi” manasına geliyor. İsminden de anlaşılacağı üzere Galileo (taslaklarında da bu ismi kullandığını biliyoruz) gözlemleri sonucunda elde ettiklerini paylaşmak için bu eseri kaleme alıyor. Bu sayede insanlığın bilimsel temelli ilk astronomi habercisi oldu. Galileo bu eserini yazarken yaptığı gözlemlerini 17.yüzyılda kendi geliştirdiği teleskoplarla yapıyordu. 1608 yılında Hollandalı gözlükçü Henry Lippershey yaptığı teleskopun patentini almaya çalışırken Galileo bunu duymuş ve kendi geliştirdiği versiyonunu yapmıştı. İlk teleskopları 8x ve 10xken bu eserini yazarken kullandığı teleskop 20x büyütmeye sahipti.
Galileo, Ay’ı gözlemlendiğinde, Ay’ın gün ve geceyi ayıran çizgisinin (terminatör) karanlık bölgelerini kestiği yerlerde düz olduğunu fark etti. Ancak daha parlak alanları kestiği yerlerde oldukça düzensiz olduğunu gördü. Bu durumdan yola çıkarak, karanlık bölgelerin düz ve alçak alanlar olduğu, parlak bölgelerin ise engebeli ve dağlık olduğu sonucuna vardı. Güneş ışığının vurduğu dağ tepelerinin terminatöre olan mesafesine dayanarak Ay’daki dağların en az dört mil yüksekliğinde olduğunu oldukça doğru bir şekilde tahmin etti. Galileo’nun yaptığı gravürler yeni bir görsel temsil biçimi sağlarken aynı zamanda selenografi adı verilen çalışma alanını şekillendirdi; bu çalışma alanı fiziksel özellikleri inceleme konusunda büyük katkılarda bulundu.
Galileo’nun teleskopuyla yaptığı gözlemlere göre, çıplak gözle görülen yıldız sayısının çok daha fazla olduğunu raporladığı belirtilmiştir. Örneğin, Çıplak gözle gözlemciler Boğa kümesinde yalnızca altı yıldız görebiliyordu; Ancak Galileo teleskobuyla otuz beş yıldız görebildi neredeyse altı katı. Teleskobunu Orion’a çevirdiğinde, daha önce gözlenen dokuz yerine seksen yıldız görebildi neredeyse dokuz kat daha fazla. Galileo, Sidereus Nuncius‘ta teleskop olmadan görülen yıldızlar ile teleskopla görünen yıldızlar arasında ayrım yaparak bu iki yıldız grubunu gözden geçirdi ve yeniden üretti Ayrıca, Ptolemaios yıldız kataloğundaki bazı “bulanık” yıldızların aslında birçok küçük yıldızdan oluştuğunu fark etmiştir. Bu da onun, nebulalar ve Samanyolu’nun aslında uzaktan bakınca tek başlarına ayrıştırılamayan kadar küçük ve uzakta bulunan “kümeler halinde toplanmış sayısız yıldızlardan” oluştuğu sonucuna varmasına neden olmuştur.
Dialogue Concerning the Two Chief World System
İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog, Galileo Galilei’nin 1632 yılında yazdığı kitabıdır ve Matthias Bernegger tarafından Latince’ye İtalyanca aslından Kozmik Sistem olarak çevrilmiştir. Kitabın ilk basılı kopyası 22 Şubat 1632’de alınmış ve Galileo’nun patronu II. Ferdinando’ya ithaf edilmiştir.

Galileo, kitabı yazarken “Gelgitler Üzerine Diyalog” adını kullanmıştı. El yazması ile onay için Engizisyona gittiğinde bu isim kabul edilmemiştir. Bunu, gelgitlerin isimde geçmesine izin vermenin aynı zamanda Dünya’nın hareketine de kanıt sunacağını -kilisenin Dünya hareketlerini kabul etmiş gibi bir izlenim bırakacağını- düşündükleri için yapmışlardı. Ardından kitaba “Denizin Gelgitleri Üzerine Diyalog” adını vermiştir fakat engizisyon isimde gelgit sözcüğünün hiçbir şekilde kullanılmayacağını emretmesi üzerine Galileo bu ismi de kullanamamıştır. O dönemde başlık sayfasında resmi isim olarak sadece “Diyalog” yazıyordu ve bunun devamında Galileo’nun adı, akademik görevleri ve uzun bir alt başlık takip ediyordu. Ta ki 1744’te Katolik ilahiyatçı tarafından onaylanmış bir önsözle yeniden basılmasına izin verilene kadar.
Eserin şu an bilinen ismi “İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyalog” bu şekilde kullanılmaya başlanmış ve matbaacı tarafından başlık sayfasındaki açıklamalar da kaldırılmıştır. Sonuç olarak bu isim Galileo tarafından verilmemiş olmasıyla birlikte eserin içeriğini tam anlamıyla karşılamamaktadır. Kitap, 2 filozof ve 1 amatör arasında 4 gün süren tartışma dizileri olarak sunuluyor. Bu karakterler: Salviati, Sagredo ve Simplicio.
Salviati, Kopernikçi düşünceyi savunur ve Galileo’nun bazı görüşlerini doğrudan sunar. Adını Galileo’nun arkadaşı Filippo Salviati’den almıştır.
Sagredo, başlangıçta tarafsız kalan bir laiktir. Adını Galileo’nun yakın arkadaşı Giovanni Francesco Sagredo’dan almıştır.
Simplicio, Batlamyus ve Aristoteles’in sıkı takipçisi olup Kopernikçi düşünceye karşı çıkmıştır. Bir iddiaya göre ismini Aristoteles’in 6.yüzyıldaki yorumcusu olan Kilikyalı Simlicius’tan almıştır. Başka bir tahminde ise; İtalyancada “semplice” basit, basit fikirli manalarına gelmesi nedeniyle bir göndermenin söz konusu olduğu düşünülmüştür Tartışma yalnızca astronomi gölgesinden ilermeyip çağdaş bilimin büyük bir kısmını kapsamaktadır.
Discourses and Mathematical Demonstrations Relating to Two New Sciences
“İki Yeni Bilime İlişkin Söylemler ve Matematiksel Gösterimler” 1638’de yayınlanmış ve Galileo’nun son kitabı olmuştur. Önceki 30 yıl boyunca yaptığı çalışmalarının çoğundan izler taşır ve bilimsel bir vasiyetname gibidir. İtalyanca ve Latince birlikte kullanılarak yazılmıştır ve ana dilindeki adı şu şekildedir: Discorsi e dimostrazioni matematiche intorno a due nuove scienze.

(Kredi: Wikipedia English)
Roma Engizisyonu, “İki Başlıca Dünya Sistemleri Üzerine Diyalog”dan sonra Galileo’nun gelecekte yazabilecekleri de dahil olmak üzere eserlerinin tamamının yayınlanmasını yasaklamıştı. Bu yasağa rağmen şansını deneyen Fransa, Almanya ve Polonya eseri yayınlama konusunda başarısız oldular. Bu yasağın etkisinin daha az görüldüğü ve çok da mühim sayılmayan Güney Hollanda’da Leiden’de çalışan Lodewijk Elzevir yasağı ilk çiğneyen oldu. Venedik Cumhuriyetinden de Galileo’ya eserini yayınlama teklifi gelmiş olsa da bunun Galileo’ya gereksiz sorun çıkarabilecek olması nedeniyle olumlu bir sonuca varamadılar. En sonunda kitap Hollanda’da basılmaya başladı. Galileo, yasağın çiğnenmesinden ötürü herhangi bir zarar görmemesi ile Ocak 1639’da kitap Roma kitapçılarına geldiğinde mevcut tüm kopyalar hızla satıldı.
İki Yeni Bilime İlişkin Söylemler ve Matematiksel Gösterimler, bir önceki kitabın devamı niteliğindedir. Yine Simplico, Sagredo ve Salviati’nin Galilelo’nun cevabını aradığı soruları tartıştığı görülüyor. Tıpkı “İki Büyük Dünya Sistemi Üzerine’’ deki gibi bir tarz kullanılmış ancak bu kez karakterler hikayenin gelişiminden etkilenerek birtakım değişikliklere uğramışlar. Örneğin: Simplicio; artık isminin ima ettiği kadar basit fikirli, inatçı ve Aristotelesçi değildir. Argümanları Galileo’nun kendi erken inançlarını temsil etmektedir. Kitap, her biri fiziğin farklı alanlarını ele alan dört güne bölünmüş ve konuları müzakere yoluyla hikayeleştirerek aktarmıştır.
Galileo Galilei’nin bilimsel mirası
Galileo Galilei, modern bilimsel yöntemin gelişiminde, astronomi ve fizik gibi disiplinlerde yaptığı keşiflerle, insanlığın evrene bakış açısını kökten değiştirmiştir. Onun cesur ve yenilikçi yaklaşımı, bilimin bağımsız ve evrensel bir arayış olduğu fikrini pekiştirmiştir. Galileo’nun belki de en önemli keşfi bilimsel metottur. Einstein Galileo’yu “modern bilimin babası” olarak sınıflandırmıştır. Galileo’nun çalışmaları sadece bilimle de kalmamış bütün insanlığı etkilemiştir mühendislik, felsefe, matematik bunların arasındadır. Bu nedenle Galileo, yalnızca kendi zamanının değil, tüm insanlık tarihinin en önemli bilimsel figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öyleyse bilimsel miraslarıyla Galileo Galilei kimdir?
Galileo Galilei’nin başlıca keşifleri
- Ay’ın Yüzeyi: Galileo, Ay’ın yüzeyinin düz olmadığını, aksine dağlar ve kraterlerle dolu olduğunu keşfetmiştir.
- Jüpiter’in Uyduları: Jüpiter’in dört büyük uydusunu (Io, Europa, Ganymede, Callisto) gözlemleyerek, gezegenlerin de uydulara sahip olabileceğini göstermiştir.
- Matematiksel Doğa: Doğanın matematiksel bir yapıya sahip olduğunu savunarak, Aristoteles’in evren anlayışına karşı çıkmış ve yeni bir bilimsel bakış açısı geliştirmiştir.
- Venüs’ün Evreleri: Teleskop kullanarak Venüs’ün evrelerini gözlemlemiş ve bu gözlemler, Güneş merkezli evren modelini desteklemiştir.
- Güneş Lekeleri: Güneş’in yüzeyindeki lekeleri gözlemlemiş ve bunların zamanla değiştiğini kaydetmiştir.
- Kepler’in Süpernovası: Kepler’in süpernovasını inceleyerek, gökyüzünün değişmez olmadığına dair kanıtlar sunmuş ve Aristoteles’in teorisini çürütmüştür.
- Eylemsizlik İlkesi: Eylemsizlik ilkesini açıklayarak, fizik biliminde önemli gelişmelerin önünü açmıştır.
- Klasik Mekanik: Newton’un daha sonra geliştireceği klasik mekanik teorisinin temellerini atmış, kulelerden bırakılan cisimlerin hareketlerini inceleyerek bu alanda önemli katkılar sağlamıştır.
- Güneş Merkezli Evren: Teleskopla yaptığı gözlemlerle, Aristotelesçi yer merkezli evren modelini yıkmış ve Kopernik’in Güneş merkezli evren anlayışını güçlendirmiştir.
- Satürn’ün Halkaları: Satürn’ün halkalarını gözlemlemiş, ancak bunları yanlışlıkla uydu olarak yorumlamıştır.
- Bilime Katkıları: İcatları, buluşları ve keşifleri ile bilime büyük katkılar sağlamış, astronomi, matematik, fizik ve felsefe alanlarında kendini geliştirmiştir.
- Eğitimci Rolü: Hem başarılı bir bilim insanı hem de etkili bir öğretmen olarak, bilime olan katkıları eserleri aracılığıyla günümüze kadar ulaşmıştır.
- Modern Bilimin Temelleri: Stephen Hawking, Galileo’nun modern bilimin doğuşunda, Einstein’dan daha fazla etkisi olduğunu belirtmiştir.
“Galileo Galilei kimdir?” sorusu; sadece bir bilim insanını değil, modern bilimin temellerini atan bir dehâyı karşımıza çıkarır. Onun keşifleri, insanlık tarihindeki en büyük bilimsel devrimlerin önünü açmıştır. Bu nedenle Galileo’yu anlamak, bilimin nasıl evrildiğini ve bugünkü hâline nasıl ulaştığını anlamaktır.
- WEBSİTE Origins. (2016, February 1). The Catholic Church and Copernicanism. Origins. [Origins]
- SÖZLÜK YAZISI Wikipedia English. (n.d.). Science and the Catholic Church. In Wikipedia English. [Wikipedia English]
- SÖZLÜK YAZISI Wikipedia English. (n.d.). Galileo affair. In Wikipedia English. [Wikipedia English]
- WEBSİTE NASA Science Editorial Team. (2009, February 24). Galileo’s observations of the Moon, Jupiter, Venus and the Sun. NASA Science. [NASA Science]
- SÖZLÜK YAZISI Machamer, P., & Miller, D. M. (2005). Galileo Galilei. In Stanford Encyclopedia of Philosophy. [Stanford Encyclopedia of Philosophy]
- KİTAP Duhem, P. (1969). To save the phenomena: An Essay on the Idea of Physical Theory from Plato to Galileo. University of Chicago Press.
- KİTAP Feyerabend, P. (1975). Against method. National Geographic Books.
- KİTAP Koestler, A. (1968). The Sleepwalkers: A History of Man’s Changing Vision of the Universe. Penguin Books.
- WEBSİTE New Mexico Museum. (n.d.). Galileo Galilei. New Mexico Museum of Space History. [New Mexico Museum of Space History]
- WEBSİTE Toli Games. (2022, May 8). Galileo Galilei Kimdir? Toli Games. [Toli Games]
- SÖZLÜK YAZISI Wikipedia English. (n.d.). Dialogue concerning the two chief world systems. In Wikipedia English. [Wikipedia English]
- SÖZLÜK YAZISI Wikipedia English. (n.d.-b). Two New Sciences. In Wikipedia English. [Wikipedia English]
- WEBSİTE Alpar, A. (2017, April 17). Galileo’nun “İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyaloglar”ı. Sarkaç. [Sarkaç]
- SÖZLÜK YAZISI Van Helden, A. (n.d.). Galileo | Biography, Discoveries, Inventions, & Facts. In Encyclopedia Britannica. [Britannica]
- WEBSİTE BMJ Publishing Group. (2006, September 1). Galileo Galilei (1564‐1642). NIH. [NIH]
- KİTAP Biagioli, M. (1993). Galileo, Courtier: The Practice of Science in the Culture of Absolutism. University of Chicago Press.
- KİTAP Koyré, A. (1957). From the closed world to the infinite universe. Library of Alexandria.
- KİTAP Biagioli, M. (2007). Galileo’s instruments of credit: Telescopes, Images, Secrecy. University of Chicago Press.
APA 7: Göktaş, S. M., Arslan, E. Ö., Açıkgöz, E. D., & Yiğit, M. (2024, August 28). Galileo Galilei Kimdir? – Modern Fiziğin Babası. PerEXP Teamworks. [Biyografi Bağlantısı]
1 yorum