Follow
Subscription Form

Lezyon

Merhabalar, Murat Kaan Önsel’in ele aldığı bu sözlük makalesinde hastanelerde doktorların ağzından sıkça duyduğumuz “Lezyon” kelimesine değiniyoruz. Bu yazıda değindiğimiz konular: Lezyonların tanımı, adlandırması, sınıflandırması ve çeşitleri.

Lezyon nedir?

Lezyon, travmaya veya kronik etkiye maruz kalmış bir organizmanın dokusundaki iltihaplanma veya hasar alanıdır. Lezyon kelimesi Lezyon , Latince’de laesio (Yaralanma) kelimesinder türetilmiştir. Tipik olarak bir lezyon anormal (Ergenlik etc.) bir yapısal değişiklik olarak bilinir, bu değişiklikler bir hasar yani yara ve morarma gibi durumlar da olabilir. Onkologlar (Kanserbilimci) tarafından kötü huylu (Yayılımcı, zararlı) ve iyi huylu (Sadece kendi bölgesinde etkili, çoğunlukla durdurulabilir.) kanserlerin neden olduğu yara ve hasarları tanımlamak için de kullanılan bir terimdir. Lezyonlar her ne kadar hayvanlarla bilinse de bitkilerde de lezyon görülebilir.

Morarma durumu

Lezyonlar gözle görülebilir bir şekilde deride görülebilirken gözle göremeyeceğimiz yerlerde (İç organları) de oluşabilir. Örneğin omurilikte oluşan bir lezyon beyinden gelen sinir uyarılarını etkileyerek efektör organda (Bacak) uyuşma, ağrı, hissiyatsızlık gibi etkiler oluşturabilir. Bazen lezyonların oluşturduğu etki klinik bulgu göstermeyebilir (Büyük kapsamı olsa bile bu geçerli olabilir.). Örneğin bir optik sinir lezyonu oluştuğunda sinirler işlevini sağlıklı bir biçimde gerçekleştirmez ve gözde bulanık görme, renk kaybı gibi semptomlara sebep olur. Lezyonun kendini göstermediği bir durumda gözün bozuk olduğu düşülmesi muhtemeldir.

Lezyon adlandırması, sınıflandırması ve çeşitleri

Lezyonlar için belirlenmiş bir sınıflandırma veya adlandırma sistemi bulunmamaktadır. Lezyon tanımı çok geniş bir kavram olduğundan ötürü tıpta nerdeyse sonsuz bir lezyon çeşitliliği ile karşılaşılmaktadır.

Lezyon adlandırma şekli

Lezyonların adlandırması genel olarak bulunduları lokasyona göre yapılır. Bu kapsamda cilt lezyonları (Kist, akne, deri üstünde çıkan veziküller etc.), beyin lezyonları (Beyin apseleri veya kistleri, tümör etc.) ve iç organ lezyonları (Karaciğer lezyonları etc.) şeklinde lezyonları üçe ayırabiliriz.

Lezyon sınıflandırması

Lezyonları sınıflandırma şekli belirgin olmasa da yapılan inceleme şeklinde göre sınıflandırma yapmak mümkündür. Bu inceleme şekillerini ele almak gerekirse:

Anatomik (Herhangi bir yardımcı faktör kullanmadan duyularla algılanabilir.)

Histolojik (Sadece mikroskop yardımıyla gözlemlenebilir.)

Biyokimyasal (Sadece kimyasal analizle anlaşılabilir.)

Buradan da anlaşılabileceği üzere bazı lezyonlar açık bir şekildde görülebilirken bazıları görülmemekle birlikte asemptomatik özellik gösteren bir şekli (Diğer hücre gruplarıyla veya kendi başına) alabilir.

Anatomik bir şekilde gözlemlenebilen bir lezyon

Lezyon çeşitleri

Bir insan vücudunda birden fazla lezyon çeşidi bulunmaktadır. Bu listede günlük hayatta en sık karşımıza çıkan lezyon çeşitleri ele alınmaktadır.

Deri seviyesinde olan elemanter lezyonlar

Makül (Leke): Deri seviyesinde sınırlı ve normal deri rengi değişikliklerine makül denilmektedir. Maküllerin boyutunun artması durumunda büyük maküllere yama (EN: patch) denir. Maküller kaynaklandıkları sebeplere göre dörde ayrılmaktadır:

1-Damarlarla ilgili olan maküller: Damar daralmasına bağlı olarak gerçekleşir, geçici ya da kalıcı bir damar genişlemesi şeklinde kendini gösterir. (Eritem)

2-Kan elemanlarının oluşturduğu maküller: Erotrositlerin (Alyuvar) damar dışına çıkmasıyla birlikte deride oluşturduğu lokal renk değişiklikleri şeklinde kendini gösterir. (Purpura)

3-Deri pigmenti ile ilgili olan maküller: Deride melaninin azalması durumunda ortaya çıkan lekeler şeklinde kendini gösterir.

4-Artisifiyel maküller: Üst deri (Epidermis) ve alt deride (Dermis) ortaya çıkabilmektedir. Genel olarak dışarıdan deriye bulaşan kimyasallar ile meydana gelmektedir. Üst deride oluşan boya lekelenmesi deri yenilenmesi sonucu yok olabilirken alt derideki olaşan lekeler genelde kalıcı olmaktadır. Dövmeler (Tatuaj) alt deriden oluşan makülleri örnek olarak gösterilebilir.

Deri seviyesinden yüksekte olan elemanter lezyonlar (Kabarık lezyonlar)

Papül: Deri üzerinde çapları 1 cm’den küçük, kabarık ve solid (Katı, pek) oluşumlara denir. Papüller değişik renk ve şekillerde kendini gösterebilir.

Plak: Tüberküllerin (Tümsekçik) ve papüllerin bir araya gelerek birleşmesiyle oluşan yapıya plak denir.

Likenifikasyon: Papüllerin bir araya gelerek kalın ve kabalaşmış bir yapıda plak oluşturmasına likenifikasyon denir.

Nodül: 1-3 cm aralığında papülden büyük, kabarık ve solid (Sert) oluşumlara nodül denir.

Tüberkül: Boyutları 1 cm civarında olan bu yapılar papül ve nodül arasında bir boyuta sahiptir. Kelime olarak şişkinliği, tümsekliği ifade eder.

Ürtika: Ödemli papüllerdir. Halk arasında bu lezyonların ortaya çıkmasına sebep olan ürtiker (Kurdeşen) cilt hastalığı ile bilinir. Eritemli (Kılcal damarlar kan toplanması durumu) ve şiddetli kaşıntının da sıklıkla eşlik ettiği papüllerin ve plakların geçici görünümü ile belirginleşen vasküler (Damarsal) bir reaksiyondur. Isırgan otunun cilde temas etmeiyle beraber dokulardaki oluşturduğu etki bu lezyonlara örnektir.

Tümör: Nodülden çok daha büyük elemanter lezyonları tanımlamak için kullanılır. İyi huylu (Zararsız) veya kötü huylu (Zararlı) olabilir. Derinin her katında kendini gösterebilen bir lezyondur. Sonradan ülserleşme gösterip belli başlı dokulara zarar verebilir.

Tümör lezyonunun deriye yerleşimi

Gom: Güm vücudun hemen hemen tüm dokularında görülebilen ve bağışıklık sisteminin frengi bakterisine bir tepkisi olarak ortaya çıkan nodüler lezyonlardır.

Kist: İçi seröz (Sulu sıvı) dolu ve çevresi kapsülle çevrelenmiş nodüllere kist denir. Kistik akneler (sivilce) buna örnek gösterilebilir.

Vejetasyon: Horoz ibiği veya karnıbahar görünümünde olan ve papül, plak, nodül, erozyon ülser, ülsere olan tüberkül, tümör gibi yapıların üzerinde gelişen çok sayıda girintili çıkıntılı yapılara vejetasyon denilir.

Kepek (Skuam): Epidermisteki (Üst deri) anormal bir keratinizasyon (Tırnak, boynuz gibi keratinli yapıların oluşması) sonucu stratum korneum hüclerinin arasındaki bağ kopmasına bağlı bu tabaka hücrelerin un, kepek veya daha büyük şekillerde dökülmesiyle oluşan lezyonlara denir.

Krut (Kabuk): Cilt yüzeyindeki serum, kan ya da cerahatin (Doku kalıntılarından kaynaklanan iltihap ürünlerini kapsayan doku sıvısı) kuruyarak oluşturduğu lezyonlara denir.

Keratoz: Ciltte oluşan deriye sıkıca bağlı lokal boynuzumsu büyemelerden oluşan lezyonlardır. Kepek’in tam tersi olarak hücreler arası kopmuş bir biçimde değil aksine birbirene sıkıca bağlı bir biçimdedir. Örneğin nasır (Kallus) lokal bir keratoz’a örnek gösterilebilir.

Vezikül ve Bül: Vezikül deri seviyesinde kabarık ve içi berrak bir sıvıyla dolu olan lezyonlara denir. Doğrudan ortaya çıkabildikleri gibi papül ya da makül üzerinden de gelişebilirler. İçlerinde kan, serum, sıvı lenf veya ter olabilir. Çapları genel olarak 0,5 cm kadardır. Bül ise içlerinde sıvı bulunduran lezyonlardır. Genel olarak çapları 0.5 cm’den daha büyüktür ve veziküllerden farklı ise onlardan daha büyük olmalarıdır.

Deriye yerleşmiş veziküller

Püstül: Derinin üstünde kabarık bir şekilde bulunan cerahat (Püy) içeren küçük kabarcıklardır. Genel olarak çapları 0,5 cm’ye kadardır. Direkt olarak püstül şeklinde başlayabileceği gibi papül ve vezikül üstünde de gelişebilirler.

Deri seviyesinden aşağıda olan elemanter lezyonlar

Atrofi: Deride meydana gelen incelmeleri sonucunda oluşan doku kaybına atrofi denilir. Atrofi gerçekleştiği deri tabakasına göre yorumlanır ve buradan yola çıkarak üç başlık altında ele alınabilir:

1-Epidermal atrofi: Derideki epidermis hücrelerinin azalmasına karşın derinin ince kalmasına ve şeffak bir görünüme gelmesine epidermal atrofi denilir.

2-Dermal atrofi: İltihabi bir olay veya travmaya bağlı olarak gerçekleşen, papiller ve retiküler (Dermis katmanları) katta konnektif doku (Bağ doku) elemanlarına azalması sonucunda meydan gelen görünüme dermal atrofi denilir.

3-Subkutan (Deri altı) atrofi: Lokal bölgede bariz bir çökme durumunun meydana gelmesine subkutan atrofi denilir.

Erozyon: Epidermiste görülen yüzeysel soku kaybına erozyon denilir. Kendini seröz (Serum) bir sızıntı şeklinde göstermektedir.

Ekskoriyasyon: Epidermisin tamamı olmak üzere dermisin de üst kısımlarını etkileyen nokta ve çizik şeklinde küük doku kayıplarına ekskoriyasyon denilir. Seröz (Serum) bir sızıntı ile birlikte kan da görülebilir.

Ülser ve yara: Epidermisi, dermisin büyük bir kısmını ve daha alt dokulara da etki edebilen doku kaybı eğer travmatik bir olaydan kaynaklanmışsa buna yara, eğer patolojik (Bir hastalıktan kaynaklanan) bir olaydan kaynaklanıyorsa buna ülser denilir. Tüberkül, nodüller ve tümörler ülsere neden olabilmektedir. Eğer madde kayıpları çok yüzelselse buna eksülserasyon veya erozyon denilebilir.

Sikatris (Nedbe): Ülser ve yaranın sebep olduğu madde kaybının bağ doku tarafından kapatılmak istenmesi neticesinde oluşan sert ve şekilsiz yapıya sikatris denilir.

Fissür-Ragad (Yarın, derin çatlak): Derinin aşırı kuruması sonucunda derinin bütünlüğünü bozan bazen epidermiste nadiren ise dermis’te bulunan lineer çatlaklara denilir. Sonucunda derin madde kayıpları oluşmaktadır. Kronik egzamalarda sıklıkla rastlanır.

Fissür-Ragad’lardan birisi olan egzama durumu

Sklerozis: Bağ dokusunun anormal bir şekilde artmasına karşın derideki sertleşmeye sklerozis denilir.

Gangren: Kan akışındaki kayba bağlı olarak meydana gelen doku kaybına gangren denilir. Sağlam doku keskin bir sınırla beraber ayrılır ve zamanla ayrılır. Genellike arter damarların tıkanmasına bağlı gerçekleşir.

Maserasyon: Stratum corneum’un (Yüzeydeki epidermis katmanı) fazla su emmesi durumunda derinin yumuşaması ve beyazlamasıdır. Vücudun intertriginöz (2 deri ölgesinin birleştiği yer, katlantı) bölgelerinde görülür.

NOT: Lezyonların değerlendirilme biçimleri yerleşim yerlerine, dağılımlarına, renklerine, sayılarına, kıvamına, kenarlarının durumuna, yüzeylerinin durumuna, oluşturduğu duyu bozukluğuna göre değerlendirilmekte ve buna göre tedavi yapılmaktadır. Bir lezyonun değerlendirilmesi ve tedavisi için mutlaka bu konuda tıbbi bir eğitim almış kişiye danışılmalıdır.

Kaynaklar

Total
0
Shares
4 comments

Leave a Reply

Previous Article

Satrancın Ortaya Çıkışı ve Etimolojisi

Next Article

Varsayımsal Kütleçekim Parçacığı: Graviton

Related Posts
Total
0
Share