APA 7: Eken, H. (2023, November 10). Kendi Uygarlığından Sürgün Bir Gencin Serabı: Kaspar Hauser. PerEXP Teamworks. [Blog Link]
Sergi & Müze Gezginleri Kasım 2023 Sayısı: Kendi Uygarlığından Sürgün Bir Gencin Serabı: Kaspar Hauser
Kendi Uygarlığından Sürgün Bir Gencin Serabı: Kaspar Hauser, Sergi & Müze Gezginleri kuruluşu (Dergi) bünyesinde oluşturulmuş Sergi & Müze Gezginleri Kasım 2023 serisine ait blog yazısıdır.
Almanya’da Nürnberg şehrinde 26 Mayıs 1828 tarihinde sokakta farkedilen, üzerinde bulunan bir mektuba göre 30 Nisan 1812 yılında doğmuş ve 17 Aralık 1833 tarihinde şüpheli bir yaralanma sonucu ölmüş gizemli genç adam. Bulunduğunda çok az sayıda kelime ile konuşuyor, ayakta durmakta zorlanıyor, yardımla yürüyebiliyordu. Yaşına göre kısa boyluydu.
Gizemli geçmişi, kısa ama olağan dışı olaylarla örülü yaşamı nedeniyle, birçok söylencenin doğmasına, komplo teorilerine, edebi eserlere konu olmuş, tıp literatürüne geçmiştir. Günümüzde Z kuşağı başta olmak üzere, toplumun büyük kesimini etkileyen iletişimsizlik, sevgi ve ilgiden yoksunluk, asosyallik gibi sorunların modern Kaspar’lar yaratabileceği endişesini uyandıran bir karakterdir.
Öyküsü kısaca şöyle: Birisi hayatının ilk 16 yılında zincirlenmiş olarak tutulduğu küçük bir hücrede, ona sadece ekmek ve su vererek bakan, silindir şapkalı ve siyah paltolu adama, diğerleri de üvey annesine ait olduğu düşünülen bir kadına ait mektuplara göre; bir süvarinin oğluydu. 16 yaşına geldiğinde artık bir süvari olarak orduya hizmet etmesi için de serbest bırakılmıştı. Uzun yıllar biri at olmak üzere sadece birkaç tahta oyuncakla vakit geçirmişti. Serbest bırakılmasından kısa bir süre önce birkaç kelime ve adı öğretilmişti.
Almanya’nın pek çok prenslikle yönetildiği o dönemde, halk arasında Baden dükünün ilk eşinden doğan oğlu olduğu ama ikinci eşinin, kendi oğlunu tahta geçirebilmek için, Kaspar’ın öldüğünü iddia ederek onu bir hücreye kapattırdığı söylentisi yayılmıştı. Kaspar’ın bakımını üstlenenlerden biri de, bildiği birkaç Macarca kelimeden dolayı Macar hanedanıyla ilgisi olduğunu düşünmüş, iki kere Macaristan’a götürmüş, ancak bir sonuç elde edememişti. İlk zamanlarda sirklerde sergilendiği bile olmuştur. Çok geçmeden George Friedrich Daumer, Kaspar’ın bakımını ve eğitimini üstlenerek, dünyada başka benzeri bilinmeyen bir yolculuğun başlamasını sağlamıştır. 1829’da kesici bir aletle yaralanmış olarak bulunur, Kaspar bunu kendisine 16 yıl bakan adamın yaptığını ve “Ölmesi gerektiğini” söylediğini iddia etmiştir. Bu olaydan birkaç ay sonra ise, evde yanlışlıkla silahla kendini yaralıyor. Bu olaylardan sonra eğitimi ve bakımını başkaları üstlenmeye başlıyor.
Bu süreçte okuma, yazma öğreniyor, kitaplar okuyor. Ancak, 16 yıl boyunca yaşadıkları nedeniyle, din, genel ahlak, siyaset ve felsefe hakkında hiçbir bilgi ve şartlanması olmadığından, bu konularda aykırı fikirleriyle şaşkınlık yaratıyor. Müziğe ilgi duyuyor, en çok müzik dinlediğinde ve az çok piyano çalmaya başladığında mutlu olduğu gözlemleniyor.
Toplumdan soyutlanmış bir yaşamdan sonra, bu kibar yabaninin modern hayata adapte edilmesi çabaları, zaman zaman adeta sosyal deneylere dönüşmüştür. Birey ve toplum üzerine görüşler derinleştikçe bilimsel incelemeler kadar edebiyat ve sinemanın da konusu haline geliyor. Bir aileden yoksun, tüm insanlardan uzak bir çocukluk ve ilk gençlik yıllarından sonra, onu kendi normlarına uyumlu bir birey haline getirmeye çalışan modern toplum içindeki ömrü beş yılı ancak geçebiliyor.
Birgün ağır yaralı olarak bulunuyor, saldırıya uğradığını söylüyor. Yine yanında gizemli bir mektup bulunuyor. Bilinci yavaş yavaş kaybolurken gördüğü bir rüyada Sahra çölünde Berberîler arasında olduğunu anlatırken hayata gözlerini yumuyor. Yaralanması hakkında anlattıkları ve olay yerindeki delilleri değerlendiren polis, kendisini yaraladığı sonucuna ulaşıyor. Öncekiler gibi bunun da yaşadıkları karşısında verdiği duygusal bir tepki olduğu değerlendirilmiştir. Ölümü ile sosyal deneyler sona ererken, fiziksel deneyler başlamıştır. Yapılan otopside beyinciğinin ve karaciğerinin farklı bir yapıda olduğu tespit edilmiştir.
İzleyen yüzyıl içinde yapılan birçok gözlem sonunda aşırı duygusal yoksunluk, stres, ilgisizlik ve uzun süreli istismarın Psikolojik kısa boy da denen bir duruma yol açabildiği tespit edilmiş, bu duruma da Kaspar Sendromu denmiştir. Yazının başında değindiğimiz gibi günümüzde insanlar arasındaki yüzyüze iletişimin yerini giderek artan bir şekilde dijital iletişim almaktadır. Aile içi iletişim de giderek zayıflarken duygusal paylaşımların yerini maddi paylaşımlar ikame ediyor. Bir yandan dünya küresel bir köy haline gelirken, diğer yandan bireysel yaşam alanları dijital hücrelere dönmektedir. Dijital dünya ise sadece bir kabloya bağlı. Kaspar’ın hikayesini okuduktan sonra biraz da olsa endişelenmemek mümkün değil.
Kaynaklar
- WEBSITE Acar, E. C. (2021, September 6). Toplum ve Yabancı; Werner Herzog Gözünden Kaspar Hauser. İzmir Art. [İzmir Art]
Bu eserin kullanım hakları ve dağıtımı Sergi & Müze Gezginleri’ne aittir.