Takip Et!
E-posta ile Abone Ol!

Bu platforma abone olmak ve yeni yazıların bildirimlerini e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Kıbrıs Sorunu Nedir? Bölünmüş Bir Ada!

Kıbrıs sorunu nedir ve Kıbrıs meselesi hakkında kısa ve öz bilgi: Adanın bölünmesi ve uluslararası müdahaleler üzerine bir inceleme.
kıbrıs sorunu, kıbrıs sorunu nedir, kıbrıs meselesi, kıbrıs meselesi kısaca

Kıbrıs sorunu nedir? Kıbrıs sorunu, Kıbrıs adasının Türk ve Rum milletlerinin etnik ve siyasi çatışmaları sonucu bölgenin iki ayrı bölgeye ayrılmış durumda bulunmasını ve bu ayrılığın çözülmesi için uluslararası müzakereler ve iç çözüm çabalarının sürdüğü karmaşık bir sorunu ifade eder. Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de yer almakta olup, yüzyıllar boyunca birçok medeniyet ve imparatorluğun stratejik bir noktası olmuştur.

Kıbrıs’ın modern sorunları, Kıbrıs sorunu tarihi ve Türkiye‘nin Kıbrıs’a çıkartma yapması gibi konular, adanın 1960 yılında İngiliz sömürge yönetiminden bağımsızlığını kazanmasının ardından ortaya çıkmıştır. Bu dönemde, Kıbrıslı Rum çoğunluk ile Kıbrıslı Türk azınlık arasında bir güç paylaşımı düzenlemesi yapılan Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur.

Ancak, bu düzenleme başından itibaren uygulanabilirlik açısından zorluklarla karşılaşmıştır. Kıbrıs’ın nüfusunun yaklaşık %80’ini oluşturan Kıbrıslı Rumlar ile %18’ini oluşturan Türk Kıbrıslılar arasındaki etnik gerilimler sık sık çatışmalara ve yönetimdeki bozulmalara yol açmıştır. Bu sorunlar ise kıbrıs sorunu nedir sorusunu sık sık akla getirmiştir.

Durum 1974 yılında ciddi şekilde kötüleşmiştir. Bu dönemde, Yunan milliyetçileri tarafından düzenlenen bir darbe girişimi, Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesini hedeflemiştir. Bu darbeye yanıt olarak Türkiye, Türk Kıbrıslıları koruma rolünü öne sürerek askeri bir müdahale 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a çıkartma yaptı.

kıbrıs sorunu, kıbrıs sorunu nedir, kıbrıs meselesi, kıbrıs meselesi kısaca

Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması, adanın kuzey üçte birinin Türk güçleri tarafından ele geçirilmesiyle sonuçlanmış ve bugün hâlâ devam eden fiili (Türk hükümetince resmi) bir bölünme yaratmıştır. Bu yapılan çıkartma her iki topluluktan binlerce kişinin yerinden edilmesine neden olmuş, birçok Kıbrıslı Rum kuzeye kaçmış ve Türk Kıbrıslılar işgal altındaki bölgelere taşınmıştır. Adanın bölünmesi insanî sorunlara, mülkiyet anlaşmazlıklarına ve ailelerin ayrılmasına yol açmıştır.

Kıbrıs sorunu ayrıca bölgesel istikrar ve uluslararası ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratmıştır. Birleşmiş Milletler öncülüğündeki müzakereler de dahil olmak üzere çeşitli çözüm çabaları şu ana kadar kalıcı bir çözüm sağlamayı başaramamıştır. Kıbrıs’ın 2004 yılında AB’ye katılmasının ardından Avrupa Birliği‘nin Kıbrıs sorununa dahil olması, meseleyi bambaşka bir boyuta taşımıştır.

Not

Kıbrıs sorunu, Türk hükümeti ve Türk halkı tarafından farklı yorumlanıyor. Türk Hükümeti Kıbrıslı Türklerin soykırıma uğramasını engellemek için adaya çıkartma yaptıklarını belirtiyor. Bu makale bir görüş belirtmiyor, sadece Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununu nasıl yorumladığını içeriyor.

Türk hükümetinin dışişleri bakanlığı bu konu hakkında bir tarihçe yayınladı: [Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı]

Kıbrıs sorununun tarihsel arka planı

Erken kızışmalar

Kıbrıs sorunu nedir sorusunun cevabını net anlayabilmek için erken çatışmaları incelemek şartır. Kıbrıs sorunu, adanın uzun süredir devam eden etnik gerilimleri ve farklı ulusal hedeflerinden kaynaklanmaktadır. Kıbrıs sorunu nedir sorusuna yanıt olarak, adadaki hem Rum hem de Türk Kıbrıslıların belirgin kültürel ve ulusal kimliklerinin neden olduğu sorunlar öne çıkmaktadır. Kıbrıslı Rumlar, çoğunluğu oluşturduklarından dolayı Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesini, yani Enosis’i arzulamışlardır. Buna karşın, Kıbrıslı Türkler marjinalleşme problemi ve soykırıma uğrama ihtimali ile adanın bölünmesini ve bağımsız bir Türk Kıbrıs devleti (Taksim) kurulmasını talep etmişlerdir. Bu hedefler Kıbrıs meselesinin temel çatışmalarını oluşturmuş ve her iki topluluk arasında siyasi üstünlük mücadelesine yol açmıştır.

Bu birbirinin tam karşısında hedefler, Kıbrıs’taki problemlere neden olmuş ve her iki topluluk da siyasi egemenlik mücadelesine girişmiştir. İki millet arasında yaşanan şiddetli olaylar, 1950’lerde belirgin patlamalarla tekrar eden bir sorun haline gelmiştir. Bu erken dönemdeki çatışmalar, daha büyük bir krizin zeminini hazırlamıştır.

kıbrıslı rum, kıbrıslı rum enosis, kıbrıs enosis, yunanistan enosis
1930’larda Yunanistan ile Enosis‘i (birleşmeyi) savunan bir Kıbrıslı Rum mitingi
(Kredi: Wikipedia English)

İngiliz sömürge dönemi

Kıbrıs’taki İngiliz sömürge dönemi, Kıbrıs sorununu daha da karmaşık hale getirmiştir. Kıbrıs, 1878 yılında Britanya’nın kolonisi haline geldi ve bu dönemde, hem Rum hem de Kıbrıslı Türkler arasında yükselen milliyetçi hareketlerle Kıbrıs meselesi gittikçe derinleşmiştir. Kıbrıslı Rumlar, Enosis için mücadelelerini yoğunlaştırırken Kıbrıslı Türkler giderek Taksim’i desteklemişlerdir.

Britanya’nın sömürge politikaları genellikle durumu kötüleştirmiştir, adayı kontrol altında tutmak için böl ve yönet stratejileri uygulamışlardır. Bu dönem Kıbrıslı Rumlar tarafından Britanya yönetimini sona erdirmek ve Enosis’i gerçekleştirmek amacıyla kurulan EOKA (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston) gibi organize militan grupların oluşumuna tanık olmuştur. Buna yanıt olarak, Kıbrıslı Türkler Enosis’e karşı durmak ve Taksim’i teşvik etmek amacıyla TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) adı verilen bir grup kurmuşlardır.

kıbrıslı türk
Lefkoşa’da Türk mitingi, Ocak 1958 (Kredi: Wikipedia English)

Bu dönemdeki Kıbrıs meselesinin doruk noktası büyük huzursuzluk ve şiddete yol açmış, adanın geleceği için karmaşık bir zemin hazırlamıştır. Bu dönemdeki etnik gerilimler ve milliyetçi hareketlerin karmaşık etkileşimi, Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapmasına zemin hazırlamıştır.

Bağımsızlık ve devamında çıkan krizler

Kıbrıs bağımsızlığa doğru ilerlerken, Kıbrıs sorunu çözülmemiş olarak kaldı. 1959’da imzalanan Zürih ve Londra Anlaşmaları, 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açtı ancak yeni anayasa, Kıbrıslı Türk ve Rum milletleri arasındaki derin bölünmeleri çözmedi. Güç paylaşımı düzenlemesi hızla bozuldu. Bu durum, Kıbrıs meselesinin giderek şiddetlenmesine yol açtı.

1974’te, Enosis’i başarmayı hedefleyen Yunan öncülüğündeki bir darbe, Türkiye’yi Kıbrıslı Türkleri koruma gerekçesiyle askeri müdahaleye zorladı. Bu askeri müdahale genellikle Türklerin Kıbrıs’ı işgali olarak adlandırılır ve adanın kuzey kısmının Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmesiyle sonuçlanmıştır. Tüm bunlardan sonra günümüze kadar devam eden fiili bir bölünme adada halen sürmektedir.

kıbrıs türk ordusu, kıbrıs tank, kıbrıs meselesi nedir
24 Temmuz 1974’te, Kıbrıs’ın Lefkoşa kentinin kuzeyindeki Saray Oteli’nin önünden bir Türk ordusuna ait tank geçiyor. (Kredi: The Guardian)

Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması ve sonrasındaki bölünme, Kıbrıs sorununun merkezine oturmuş ve yeniden birleşme çabaları, temel sorunları çözmede başarısız olmuştur. Uluslararası toplum, Kıbrıs sorununu çözmek için önemli çabalar sarf etmiştir: Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü (UNFICYP), 1964 yılında şiddetin daha da artmasını önlemek ve iki topluluk arasında diyalogu kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur.

Bu çabalara rağmen, Kıbrıs meselesi devam etmiş ve 1974’te büyük bir krize yol açmıştır. O yılın olayları, Kıbrıs sorununda önemli bir dönüm noktasını işaret etmiştir. Enosis’i hedefleyen Yunan milliyetçileri tarafından gerçekleştirilen darbe, Türkiye’den bir yanıt almış ve Türkiye askeri müdahalede bulunmuştur. Bu eylem genellikle uluslarası toplum tarafından Türklerin Kıbrıs’ı işgali olarak adlandırılmakta olup Türkiye tarafından Kıbrıslı Türkleri koruma gerekçesiyle savunulmuştur. Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması sonucunda adanın kuzey kısmı işgal edilmiş ve bu durum, çözülmemiş bir fiili bölünmeye yol açmıştır.

Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması ve detayları

Arka plan ve sebepler

Kıbrıs sorunu, adanın karmaşık tarihi ve etnik bölünmelerinden kaynaklanmaktadır. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs önemli derecede topluluklar arası şiddet ve siyasi istikrarsızlık yaşamıştı. Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapmasının nedeni, 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Yunan öncülüğündeki darbeydi. Yunanistan’daki askeri cunta ve Kıbrıs Ulusal Muhafızları tarafından düzenlenen bu darbe, Enosis (Yunanistan ile birleşme) hedefini gütmüştü. Bu tek taraflı hareket gerilimi artırmış ve Kıbrıslı Türk azınlığı tehdit etmiş, bu nedenle Türkiye müdahale etmeye karar vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, bu müdahaleyi Kıbrıs’ta anayasal düzeni yeniden kurmak amacıyla Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’a müdahale yetkisi tanıyan Garanti Antlaşması’na dayanarak savunmuştur. Bu bağlamda 20 Temmuz 1974’te Türkiye, Atilla Harekatı adı verilen harekâtı başlatmış ve Kıbrıslı Türkleri koruma ve barışı sağlama gerekliliğini öne sürmüştür.

atilla operasyonu, atilla harekatı, kıbrıs harekatı, kıbrıs sorunu nedir
Harita üzerinde Atilla Harekatı

Kıbrıs/Atilla Harekatı

Atilla Harekatı, Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması için kullanılan kod adıdır ve kuzey kıyısındaki Girne yakınlarında koordineli bir amfibi saldırı ile başlamıştır. Türk kuvvetleri hızla ilerlemiş, ancak Yunan Kıbrıslı Ulusal Muhafız birliklerinden direnişle karşılaşmıştır. Birkaç gün içinde, Türk askeri bir köprübaşı güvence altına almış ve adanın kuzey kısmının önemli bir bölümünde kontrol sağlamıştır.

Atilla Harekatı’nın ilk aşaması, 22 Temmuz 1974’te bir ateşkese yol açmıştır. Ancak Cenevre’deki barış görüşmeleri bir çözüme ulaşamamıştır. 14 Ağustos’ta Türkiye, ikinci bir saldırı başlatarak kontrolünü adanın yaklaşık %37’sine genişletmiştir. Bu askeri harekât, binlerce Kıbrıslı Rum’u yerinden etmiş ve Kıbrıs’ın bölünmesini pekiştirmiştir.

Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapmasının ardından kuzeyde Türk Federatif Kıbrıs Devleti’nin kurulması gerçekleşmiş ve 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olarak ilan edilmiştir; bu devlet yalnızca Türkiye tarafından tanınmaktadır. Kıbrıs sorunu nedir sorusu özellikle KKTC’nin kurulması ile beraber daha çok merak edildi.

kuzey kıbrıs bayrak, kıbrıs bayrak, kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti
Yalnızca Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayrağı.

Kıbrıs toplumu üzerindeki etkisi

Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması, önemli sosyal, ekonomik ve siyasi etkiler doğurmuştur. Adanın bölünmesi, yaklaşık 200.000 Kıbrıslı Rum’un kendi ülkelerinde mülteci hale gelmesine yol açarak büyük bir göçmen krizine neden olmuştur. Bu yerinden edilen kişiler, yeniden yerleşim ve entegrasyon konusunda önemli zorluklarla karşılaşmışlardır.

Ekonomik açıdan Kıbrıs meselesine mülk kaybı ve ekonomik faaliyetlerin, özellikle tarım ve turizmde, kesintiye uğraması nedeniyle yoğunlaşmıştır. Adanın kuzey kısmı Türk kontrolü altında, uluslararası izolasyon ve tanınmama nedeniyle farklı bir gelişim süreci yaşamıştır.

Siyasi olarak Kıbrıs sorunu daha da kökleşmiştir. Bölünme, her biri meşruiyet iddiasında bulunan iki ayrı yönetimin oluşmasına neden olmuştur. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası aktörlerin Kıbrıs sorununu çözme ve barış sağlama çabaları, kalıcı bir barış ve yeniden birleşme sağlamakta henüz başarılı olamamıştır. Ada, BM barış gücü askerlerinin gözetiminde bir tampon bölge ile bölünmüş olarak kalmaktadır.

Kıbrıs’ta bugün yaşanan sorunlar

Devam eden bölünme süreci

Kıbrıs sorunu, ada bölünmüş olarak kalmaya devam ettiği için acil bir mesele olmaya devam etmektedir. 1974’te Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapmasının ardından, ada iki farklı bölgeye ayrılmıştır: Adanın güney kısmı uluslararası olarak tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yönetilirken, kuzey kısmı yalnızca Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından yönetilmektedir.

Bu bölünme, Kıbrıs meselesinin siyasi, sosyal ve ekonomik zorluklar içermesine neden olmuştur. Fiili bölünme devam etmekte olup, iki topluluğu ayıran ağır şekilde tahkim edilmiş bir tampon bölge, Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü (UNFICYP) tarafından yönetilmektedir. Devam eden bu bölünme, birleşik bir Kıbrıs olasılığını engellemekte ve Kıbrıslı Türk ve Rumların günlük yaşamlarını etkilemeye devam etmektedir.

atilla operasyonu, atilla harekatı, kıbrıs meselesi

Barış görüşmeleri ve müzakereler

Kıbrıs sorununu çözme çabaları onlarca yıl boyunca devam etmiştir; bu süreçte birçok barış görüşmesi ve müzakere, temel sorunları ele almaya çalışmıştır. Son yıllarda Kıbrıslı Türk ve Rum toplulukları arasındaki farkları uzlaştırmak için birkaç yüksek profilli girişim gerçekleştirilmiştir.

Dikkate değer müzakerelerden biri 2004’te Birleşmiş Milletler tarafından sunulan Annan Planı’dır ancak bu plan Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedilmiştir. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası aktörlerin kolaylaştırdığı çeşitli müzakere turları ve arabuluculuk çabalarına rağmen ilerleme yavaş olmuş ve genellikle mülkiyet hakları, toprak düzenlemeleri ve siyasi temsil gibi anahtar sorunlar üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle engellenmiştir.

annan planı, birleşik kıbrıs cumhuriyeti, kıbrıs meselesi
Annan Planı’nda öngörülen Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti için önerilen bayrak.
(Kredi: Wikipedia English)

Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılması ve sonrası

Avrupa Birliği (AB), adanın 2004’te AB’ye katılımından bu yana Kıbrıs sorununda önemli bir rol oynamıştır. Kıbrıs’ın AB üyeliği, Kıbrıs meselesinin çözülmesi için potansiyel bir katalizör olarak görülmüştü. Ancak adanın bölünmesi AB için büyük bir zorluk olmaya devam etmektedir. AB, uzlaşmayı teşvik etmeyi amaçlayan çeşitli girişimleri desteklemiş ve her iki topluluğa da mali yardım sağlamıştır.

AB’nin müdahalesi, Kıbrıslı Türk topluluğunu Avrupa çerçevesine entegre etmeye ve sınır ötesi iş birliğini teşvik etmeye yönelik çabaları kapsamaktadır. Bu çabalara rağmen adanın çözümsüz bölünmesi, AB çerçevesinde karmaşık bir mesele olmaya devam etmektedir.

kıbrıs avrupa birliği
Kıbrıs ve Avrupa Birliği bayrakları (Kredi: 9251.pics)

Küresel tepkiler

Uluslararası toplum, Kıbrıs sorunu ve Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkartma yapması konusunda farklı bakış açılarına sahiptir. Farklı ülkeler ve uluslararası organizasyonlar durumu nasıl ele alacakları konusunda çeşitli görüşler sunmuştur. Türkiye Kıbrıs’a çıkartma yapmayı, Kıbrıslı Türkleri korumak için gerekli bir müdahale olarak haklı çıkarmaktadır. Ancak birçok diğer ülke ve uluslararası kuruluş, kuzey Kıbrıs’ın bu şekilde ele geçirilmesini uluslararası hukukun ihlali olarak görmektedir.

Birleşmiş Milletler, sürekli olarak çatışmanın barışçıl bir şekilde çözülmesi çağrısında bulunmuş ve arabuluculuk çabalarına dahil olmuştur. Küresel tepkiler genellikle daha geniş jeopolitik çıkarlar ve ittifakları yansıttığı için kapsamlı ve kalıcı bir çözüm yolunu karmaşık hale getirmektedir.


Derin köklü tarihi ve siyasi karmaşıklıklarıyla Kıbrıs sorunu, uluslararası toplum için önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, çatışan taraflar arasında diyaloğu kolaylaştırmak ve arabuluculuk yapmak için sürekli olarak çalışmış ve barış ve adalet ilkelerini destekleyen bir çözüm hedeflemiştir. Bugün insanlar Kıbrıs sorunu nedir diye sorduğunda koskoca bağlam ile karşılaşmaktadır. Çeşitli çabalara rağmen sorun çözülememiştir ve adada iki hükümet bulunmaktadır.

Kaynaklar
  1. ONLİNE HABER Arslan, M. İ. (2020, October 22). 52 yıldır çözülemeyen düğüm: Kıbrıs meselesi. Anadolu Ajansı. [Anadolu Ajansı]
  2. WEBSİTE Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (n.d.). Kıbrıs Meselesinin Tarihçesi, BM Müzakerelerinin Başlangıcı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. [Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı]
  3. WEBSİTE Hellenic Republic Ministry Of Foreign Affairs. (n.d.). The Cyprus Issue. Hellenic Republic Ministry of Foreign Affairs. [Hellenic Republic Ministry of Foreign Affairs]
  4. SÖZLÜK GÖNDERİSİ Wikipedia Turkish. (n.d.). Kıbrıs Harekâtı. In Wikipedia Turkish. [Wikipedia Turkish]
  5. WEBSİTE Theophanous, A. (n.d.). The Cyprus problem, the EU and the UN. CIRSD. [CIRSD]
  6. ONLİNE HABER BBC News Türkçe. (2024, July 19). ’KKTC’yi neden hiçbir ülke tanımıyor? BBC News Türkçe. [BBC News Türkçe]
Bu sayfadan alıntı yapın

APA 7: TWs Editor. (2024, July 24). The Cyprus Problem: A Complex Island Divide. PerEXP Teamworks. [Article Link]

Bu yazı orijinal dilinde İngilizce olarak yazılmıştır ve APA yönergelerine uygun olarak alıntı orijinal haline göre düzenlenmiştir.

2 yorum
  1. Way be türkler ne kotuymüş mü diyelim. Gerçekle ilgisi olmayan traflı rum güzellemesi bir yazı.

    1. Merhaba Kadir, yazı iki dilde birden yazıldı ve Türkçesinde özellikle çeşitli ifadeleri kaldırdık. Türk hükümeti tarafından çıkartma olarak tanımlandığı, BM tarafından da bunun bir işgal olduğunu söyledik. Özel olarak başlangıca Türkiye’nin bu sorunu nasıl yorumladığına dair bir kısım bile ekledik. Bu yazıda bir beyan yok ki beyan olmadığını ısrarla yazıda geçiriyoruz.

Yorum Yap

Related Posts
Total
0
Share