APA 7: Demir, O. (2023, November 10). Dyatlov Geçidi Vakası. PerEXP Teamworks. [Blog Link]
Sergi & Müze Gezginleri Kasım 2023 Sayısı: Dyatlov Geçidi Vakası
Dyatlov Geçidi Vakası, Sergi & Müze Gezginleri kuruluşu (Dergi) bünyesinde oluşturulmuş Sergi & Müze Gezginleri Kasım 2023 serisine ait blog yazısıdır.
Tren sesleri mutlaka bir burukluk oluşturur yüreğimizde ki istasyonların dili olsa da konuşsa nasıl gözyaşları ağırladığını ve vedaların nasıl incittiğini. 27 Ocak 1959 yılında tren istasyonu son defa uğurladı bu 9 insan evladını.
Çoğunun Ural Teknik Üniversitesi öğrencisi olduğu grup Igor Dyatlov önderliğinde 10 günlük tırmanış için zorlu yola çıkmaya başladı. İlk kamp yerine geldiklerinde ekibin, bağlı oldukları spor kulübüne telgraf çekmesi gerekiyordu fakat ilk telgraf gelmedi. Spor kulübü bu tür zorlu koşullara alışkın olduğu için birkaç gün daha beklemeye devam etti. Fakat ilerleyen günlerde tırmanışçıların aileleri daha fazla dayanamadı ve kurdukları baskıyla, devlet onların rotalarına teker teker ekip göndermeye başladı.
2 Şubat gecesi ekip arama kurtarma sırasında ilk şokunu yaşadı. Kamp alanında karşılaştıkları manzara kan dondurucuydu, karlar altında kalmış çadır ve eşyalar… Detaylı bir inceleme sonucunda çadırın iç taraftan birkaç yerden yırtıldığı belirlenmiş ve kaçan kişilerin de eşyalarını almadan apar topar aniden çıktığı anlaşılmış. Ekip 500 metre sonra ormanlık alana girerken bir ağacın altında kamp ateşinin yanında ölü bulunan iki kişi bulur, üst baş çıplak halde sadece iç çamaşırları ve çorapları ile öylece donmuş haldedirler. Az daha ilerlediklerinde kamp ateşi ve kamp arasında üç ceset daha bulurlar ki bunların herbirinin arasında da yaklaşık 150’şer metre vardır ki bunlardan biri grup lideri Igor Dyatlov’dur. Ölüm sebeplerinin önce hipotermi olduğundan şüphelenirler tabi işler daha sonra sarpa sarar. Ekip ikinci şokunu 4 mayıs günü yaşar…
Bir nehir yatağında 4 metre karın altında kalan cesetlerin ölümü diğerlerinden feci ve korkutucu şekilde farklıdır. Aldıkları şiddetli darbeler, göğüs kafesi ve kaburgaların kırılması, beyin zedelenmesi, ölenlerden birinin gözlerinin yerinden çıkması, bir diğerinin parmaklarının kopması,bir kadının dilinin kopması… Dışardan bir güç ile mücadele ettikleri ihtimalini gösterir ama işin ilginç yanı ölenlerin dışarıdan hiçbir şekilde fiziksel darbe almamış olmasıydı. Rus polisi ve KGB önce dağın yakınındaki Mansi köylülerinden şüphelenir, bazı insanlara göre Sovyet Rusya’nın bir deneyine kurban gittikleri, kimilerine göre ufo veya uzaylılar tarafından yapıldığı kulaktan kulağa dolaşır. Ama bir ihtimal var ki en güçlü olanı ama medyanın ve devletin saklamaya çalıştığı; Amatör hava tarihçisi Andrei Shepelev’in iddiasına göre Grönland Thule’deki bir hava üssünden havalanan 47 ABD isimli casus uçağı tarafından atılan bir foto-flaş bombası onların yakınında bir yerde infilak olur ve bu şok etkisi önce onları kör eder sonra da sağır. Ve bunun etkisi ile savaş çıktığını düşünen grup aniden kaçmaya başlar, ormanda kaybolurlar ama dönmeye çalışırlarken şokun etkisi ile olsa gerek hiçbir şey göremezler ordan buraya savrulur bir yerlerden düşerler bir yerlere çarpa çarpa ilerlerler ama kamp alanına tekrar dönemezler ve soğuktan donarak ölürler.
Günümüze kadar ulaşan en gerçekçi iddialardan biri budur fakat bunun doğruluğu da hiçbir zaman ıspatlanamamıştır.Ekiple beraber yola çıkıp hastalanan ve geri dönmek zorunda kalan 10.kişi olan Yury Yudin bir röportajda şöyle der;
Eğer Tanrı’ya bir soru sorma şansım olsaydı bu ‘’O gece arkadaşlarıma ne oldu?’’ olurdu
…Dyatlov ismi SSCB tarihine iki kez adını kanlı harflerle yazdırdı.

Bu eserin kullanım hakları ve dağıtımı Sergi & Müze Gezginleri’ne aittir.
Okurken aklımın kendini mecbur hissettiği yarimi bile unutturacak kadar akıcı ve öz bir anlatım