Kılı kırk yarıyorum, Seni görmeyeli bir aydan fazla geçmişken, bedenim ve düşüncelerim senden ıraktayken ben yokluğunu örmeye başladım duvarlara, ıssız sokaklara, fotoğraflarımıza. Belki çıkar sürpriz yaparsın o ihtişamlı bedeninle diye, sanki hiç gitmemişsin gibi ve bir yerlerde saklanmışsın gibi.. Neredesin sevgilim, izlediğin filmler nerede diye geçirdiğim her gün karşıma ünlemler, serzenişler, Depeche Mode şarkıları ve overthinkingler çıkıyor. “Open your sensitive mouth and talk to me” diyor şarkı, aceleyle geçen her günün içinde, ortasında, sonunda senin depremlerinin yarattığı boşluklarda tenini sayıklıyorum. Hiç bu kadar zorlanmadım, hiç bu kadar acele etmedim hiçbir şeye.
Seni on gün sonra görebilecek olmamın sarsıntıları göbek bağımı geri getiriyor, Kuyruğumu çıkartıyor ve dilimi ikiye bölüyor. Yokluğunun çığ gibi büyüdüğü günlerde seni evrendeki herhangi bir nesneden bile kıskanıyorum, Ciğerlerin içinde beni taşımalı, güldüğün her şey ben olmalı, kıçını koyduğun her yerde ben bulunmalıyım diye düşünüyorum. Senden mahrum kaldığım bu kurak çöl günlerinde beni rahatlatan bir şey bile yok. Issızım; dudaklarının vişneliğini, teninin süt halini, gözlerinin en yalın halini, fındık burnunu ve yüzünün “ev” olduğu her karışını çok özlüyorum.
Evine gel, tüm kıvrımlarında sonsuz bir yolculuğa çıkayım, beni kendinden yoksun bırakma. Sana bu denli ihtiyacımın olduğu günlerde beni varlığınla vaftiz et, kutsallaştırıp yaşat beni nefesinle; gittiğim her yerde seni duyumsamak hiç bu kadar zor olmamıştı. Aşkım hiçbir körfeze sığmıyor, enlemlere ve boylamlara tutunamıyorken, Her yerim sana bulansın sevgilim. Seni çok özledim.
İmza: Mükemmel Mavi
Bu sayfadan alıntı yapın:
APA 7: Özke, M. (2024, February 20). Mükemmel Mavi. PerEXP Teamworks. [Blog Link]