Varolma sancıları içimi kaplıyor, boşluklarımı ilmek ilmek dolduruyor. Her gün yeniden doğuyorum bu sancılarla. Varoluş, bir yürüyüş mü, yoksa koşmak mı, bilmiyorum, ama bir eylem olduğuna eminim. Hayatınız koca bir evren ve biz içinde bir ada parçasıyız. Umutlarınız çoğu şeyi besler, ama bazı şeyler hep aç kalır. Mesela, gurur besledikçe kibire dönüşür çünkü. O yüzden dozunu ayarlamak insan işidir. Ama ben severim gururu, hep özenle beslerim çünkü beni büyütür. Kocaman bir kadın yapar, ayakları üzerinde duran suratsız, soğuk, nemli duvara dönüştürür beni. Severim bu kızı insanlara karşıdır hep. Bu bedene erişmek zor olmadı aslında, zor olan dönüşememekti. Sıcak bir insana kendimi bildim bileli çekerim bu sancıları. Sonunda ne doğururum, bilmiyorum ama içimden gurur, umut, hayal kırıntıları çıkar. Ve hepsini kuytu köşedeki boşluklarda biriktiririm. İhtiyacım olduğunda birkaçını kullanırım, ama elimi attığımda umutlarım hep boş gelir. Çünkü çabuk biter, kaybolur bir söze, bir bakışa, bir sese beslemesi zordur. O yüzden yeniden filizlensin isterim, yeşillensin içimde. Tüm sancılarımı sarsın, her şeye rağmen yeniden yetiştirsin beni. Her şeye rağmen yaşamak isterim umutla.
Bu sayfadan alıntı yapın:
APA 7: Kaya, Ö. (2024, February 20). Sancı. PerEXP Teamworks. [Blog Link]