Follow
Subscription Form

Psikopatik Bireylerde Öfke ve Kaygı Durumları

Psikopatik bireylerde öfke, kaygı, empati ve stres durumunda yönetim nasıl olur? Psikopatik bireylerde amigdalanın işlevselliği ne durumdadır ve yapılan nörogörüntülemeler sonucunda psikopatik bireylerin diğer bireylerin beyinlerinden farklı olarak rastlanılanlar nelerdir?

Psikopatik bireylerde öfke, kaygı, empati ve stres durumunda yönetim nasıl olur?

Empati

Nörotipik bireylerde empati

Öncelikle bilinmesi gereken normal bireylerde empatinin ve öfkenin nasıl işlediğine ve saldırganlığa nasıl bir müdahalesinin olduğudur. Empati ve öfke duyguları bireyin saldırganlık riskini modüle eden (ayarlamak) sosyal duyularımızdandır. Empati duygusu bireyin duygusal durumuna duygusal bir yanıt vermek iken, Öfke ise engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen duygusal bir tepkidir. Peki bu duyguları beynimiz nasıl yorumlamakta? Hayvanlardaki ayna nöronlarından alınan verilere göre : Beynimizde başka bir bireyin duygularını görmemiz\gözlemlememiz durumunda, gözlemci durumundaki kişide nöral substratların aktivasyonu tetiklenerek sergilenen durumun anlaşılması sağlanır. Örnek vermek gerekirse gözlemci tarafından üzgün birinin görülmesi dahilinde kişi üzgünken tepki veren aynı sinirsel tabakayı etkin eder ve o kişinin üzgün olduğunu duygusal olarak anlamış olursunuz. Peki bir duyguyu anlamak için bu duyguyu daha önceden tanımlamış olmanız gerekiyorsa bu empatik süreç nasıl gelişmektedir? Temel empatik sürecin gelişimi yapılan gözlemler sonucunda bu şekilde geliştiği gözlemlenmiştir.

• Sıkıntı ipuçlarına yanıt olarak saldırganlığın engellenmesidir. [Araştırmalar amigdalanın (Duygusal hafıza ve duygu yönetimi) sıkıntılı olan ipuçlarına karşı tepki verdiğini ve sadırıyı engellediği yönünde fikir vermektedir. Bir kurban bu tepkileri veriyorsa (Kaygı,üzüntü ve acı gibi durumlar) saldırganın fikrini değiştirebilme olaılığına sahiptir.]

• Başkalarının sıkıntısıyla bağlantılı olan saldırganlık gibi eylemlerin olumsuz değerlerinin öğrenilmesidir. (Diğer insanların olaylara verdiği tepkiye bağlı gözlem ve sosyal değerlerin öğrenilmesi örneğin saldırganlığın ve öfkenin kötü bir durum olması bireyin duygusal hafızasına işler ve herhangi bir saldırganlık durumunda amigdala yoğun olarak beyni davranışın kötü olduğuna dair uyarır. Bu paradigmaya göre Bir anne, nesneye olumlu bir yaklaşım sergilerse bebeğin de buna karşı yaklaşımının olumlu olma olassılığı çok yüksektir.)

• Başkalarının sıkıntısıyla bağlantılı eylemler hakkında akıl yürütmedir. (Karşıdaki kişi sıkıntılı olarak gördüğü bir olayda nasıl tepki veriyorsa bunu gözlemleyen kişi benzer sıkıntılı olaya rastladığında benzer tepkiler verme olasılığı çok yüksektir. Örneğin bir cenazede benzer olayı daha önce görmemiş olan bir gözlemci bu olayda üzülen birisini gördüğü zaman bunun acı verici bir olay olduğunu amigdala uyarıcı-pekiştirici öğrenme yoluyla temsillerin değerinin öğrenilmesini sağlar ve benzer olaylarda kişi buna çok yakın tepkiler verme olasılığı artar.)

Şu da bilinmelidir ki yaşanan her empatinin türü aynı değildir. Karşıdaki sinirli bir insanı gözlemlemeniz onun sinirli olduğunuzu anlamaya yardımcı olur ancak sizin onun ne hissettiğinizi tam anlamıyla anlamanıza yardımcı olamaz. Bu noktada karşımıza empatinin türleri çıkmaktadır. Empatinin türlerini inceleyecek olursak:

Bilişsel Empati: Bu tür empatiler bir başkasının duygularının entelektüel bir anlayışıdır. Kısacası gözlemcinin kendisi hissetmeden ve deneyimlemeden yalnızca düşünce olarak karşıdaki kişiyi dikkate alma durumudur. Mesela sınavdan düşük not aldı ve üzülüyor. Bu durumda siz çok etkilenmemenize rağmen onun durumunu anlamanıza denir.

Duygusal Empati: Bu tür empatilerde karşıdaki kişinin durumundan sizin de etkilenmenizdir. Duygusal empatiye sahip insanlar karşıdaki kişinin duygularını hissetme eğilimindedir. Örneğin arkadaşınız sevdiği birini kaybettiğinden dolayı üzüntü içerisindeyse bu durumdan sizde etkilenir o kişi bu duyguyu yaşarken göğüs ve mide ağrısı da çekebilirsiniz.

Şefkatli Empati (Empatik Endişe): Genel anlamda tanımlamak gerekirse bilişsel empati ile duygusal empatinin birleşimi diyebiliriz. Duygularını tanır, anlarsınız bunun yanında bu duyguyu hissedersiniz. Şefkatli empati örnekleri arasında mesela dişi ağrıyan birinin ağlaması durumunda sizin de onun yanında durmanız bir yandan çözüm üretmeye çalışırken bir yandan da üzülmenizdir. Başka bir örnek vermek gerekirse doğal bir felaketten sonra birinin düştüğünü gördüğünüzde yardım etmek için aracınızı durdurmanız sayılabilir.

Empati bir spektrumdur. Herkeste belli derecelerde vardır ve sizin herhangi bir olayda darılmanız sonucunda karşıdaki kişinin bu olaydan herhangi bir şey anlamamasına empati spekrumu farklılığından dolayı gayet normal karşılanabilir.

Psikopatide empati işlevleri ne derecede tehlikeye girer?

Psikopatisi olan bireylerin yetersiz empati gösterdiği ve bundan dolayı sıkıntılı ipuçlarına verilen tepkinin azaldığı gözlemlenmiştir. Bu yüzden diğer bireylerin sıkıntılarını itici bulan bir bireyden daha saldırgan bir eylemde bulunma olasılığı daha yüksektir. Empatik süreçlerin hemen hemen hepsinde benzer durumları yaşayan psikopatik bireylerin araçsal (Bilişsel) saldırganlık riski normal bireylere göre daha fazladır. Birey empati kurması gereken olaylara hassasiyetini azalttığından ötürü kişisel kazançlar daha fazla önplanda olacak ve herhangi bir karar alırken duygusal yüzde olması gerekenden daha düşük bir seviyede olacaktır. Kısacası Frontal korkteks’in kişisel çıkarlar adına aldığı kararlar daha etkin bir seviyede olacaktır. Bu saldırganlığı artırmaktadır. Bir diğer konu olan öfke ise psikopatik bireylerde dürtüsel olarak kontrol edilememekte ve sonucunda bilişsel bir saldırganlığa sebebiyet verebilmektedir.

Empati bir spektrumdur ve psikopatik bireyler de dahil olmak üzere herkeste farklı seviyelerde empati mevcuttur. Psikopatik bireylerde farklı olarak diğer bireylere göre empatinin türleri fark etmeksizin daha az seviyede olmasıdır.

Nörotipik psikopatlar, beyinlerinde değişme olmasına rağmen normal insanlar gibi tepki verip, duygu hissedebilir veya aşık olabilir. Nörotipik psikopatlar normal insan gibi gözükürken, sıkıldıkları vakit şiddet ihtiyacı duyan ve çoğu insan tarafından normal kabul edilen insanlardır. Diğer insanları manipüle edip kendilerini normal gibi gösterir, gizliden nekrofili, sadizm vb. parafililere sahip olur. Genelde duygudurum bozukluklarına sahiptirler. Bağ kurabilirler, ağlayabilirler lakin bunlar tamamen duygusal olmaz. Bağ kurmaları çıkar üstüne kuruludur. Her psikopat duygusuzdur görüşü yanlıştır, genelde sahte kaynaklar veya sahte yerlerde olan sahte psikopatlar kendilerini duygusuz olarak tanıtıp televizyona böyle geçtiği için yanlış bir algı oluşmuştur.

Öfke

Nörotipik bireylerde öfke

Sinirli bir bireye göre tipik bir öfke şekli şöyledir:

• Algılanan tehdit’e karşı oluşan öfke,

• Hayal kırıklığı sonucunda oluşan öfke,

• Sosyal provakasyona karşı oluşan öfke şeklindedir.

Empatide olduğu gibi öfke de bir spektrumdur ve herkeste farklı derecelerde gerçekleşmektedir. Yüksek düzeyde öfke tepkisel saldırganlığa sebep olabilmektedir. Bu olay şöyle açıklanabilir: Sinirli bir bireyin sinir bozucu olaylara karşı yüksek amigdala, hipotalamus ve PAG (Periaqueductal Gray: Merkezi gri, davranışsal tepkilerle ilgili bölüm) aktivitesi gösterdiği ve bulgular, hayal kırıklığının yani sonucunda öfkelenmenin enerji verici bir işlev görebileceğini ve karşılanmayan motivasyonu kortikal, amigdala ve PAG ağı aracılığıyla agresif benzeri dalgalanmalara dönüştürebileceğini gösteriyor.

Psikopatide öfke işlevleri ne derecede tehlikeye girer?

Psikopatlar süper egonun vicdan kısmını yeterince geliştirememişlerdir, bu yüzden suçluluk veya pişmanlık hissetmezler. Ayrışma-bireyleşme sürecinde idleri ve egoları birbirinden ayrılmamıştır. Yani onun gözünde ideal benliği kendisidir. Psikopati aslında narsistik ve anti-sosyal kişilik bozukluklarının bir birleşimidir. Kısacası kötü olmaktan sıkılmazlar ve öfke onlar için çok normal bir duygudur ve yaptıklarından dolayı suçluluk hissetmezler. Psikopatik bireylerde Öfke/Asabiyet/Sinirlilik hali (Düzensiz öfke hali) ve artan tepkisel saldırganlık riski genel anlamda aşağıdaki durumlarda tetiklenmektedir:

• Tehdide ve sosyal provokasyona tepki olarak amigdala ve PAG’in (Periaqueductal Gray: Merkezi gri, davranışsal tapkilerle ilgili bölüm) artan tepkisi,

• Striatumun (Biliş aktivitelerinin koordinesi) olumsuz tahmin hatalarına (Beklenmedik ödül yokluğu) karşı artan tepkisi,

• Lateral frontal (Ortaya çıkacak davranışların karar verildiği yer) korteks ve vmPFC’nin (Ventromedial prefrontal korteks: Amigdala aktivitesinin düzenlenmesinde rol oynar) potansiyel öfke düzenleyici rollerinde işlev bozukluğudur.

Psikopatik bireylerde amigdalanın işlevselliği ne durumdadır ve yapılan nörogörüntülemeler sonucunda psikopatik bireylerin diğer bireylerin beyinlerinden farklı olarak rastlanılanlar nelerdir?

Öncelikle amigdala organının işlevlerinden bahsetmek gerekirse: Amigdala temporal lobun derinliklerinde bulunan Latince’de badem anlamına gelmekte olan ve şekli bademe benzediğinden dolayı bu organa amigdala denmiştir. Amigdala, limbik sistem’in bir bileşenidir. Izard ölçeklerindeki (The differential emotions scale (DES) : Diferansiyel duygular ölçeği) yanıtlara göre, sağ amigdalanın elektriksel uyarıları, özellikle korku ve üzüntü olmak üzere olumsuz duygulara neden oldu. Tersine, sol amigdalanın uyarıları ya hoş (Mutluluk) ya da nahoş (Korku, endişe, üzüntü) duygular uyandırabiliyordu. Kısacası yapılan bu deney amigdalanın duyguların düzenlenmesi ve duygusal hafızayı kapsadığını göstermektedir.

Diğer yandan amigdala hasarının oluşturduğu etkiyi gözlemlemek istersek yapılan bir çalışma psikopatili bireylerde amigdala hacmindeki azalmaya ilişkin bulgular, amigdaladaki hasarın psikopatidekine benzer duygusal bozukluklara yol açtığını gösteren lezyon çalışmalarıyla uyumludur. Amigdalada seçici lezyonları (Vücutta belli başlı hastalıkların neden olduğu organ ve doku değişikliklerine denir) olan hayvanların, korku koşullandırmasında ve tehdit edici nesnelere karşı anormal tepki vermede önemli bozulmalar gösterdiği bulunmuştur. Bununla birlikte, kanıtlar amigdala lezyonlarından kaynaklanan duygusal ve sosyal bozukluklar ile psikopatili bireyleri karakterize eden davranış bozuklukları arasında benzerlikler olduğunu göstermektedir. Psikopatideki nöral mekanizmaları belirlemek için ileriye dönük uzunlamasına araştırmalar gerektirse de, bu çalışma psikopatinin hem duygusal hem de davranışsal özellikleri için potansiyel olarak kritik bir nöral substrat olarak amigdalanın önemini vurgulamaktadır. Ancak bir yandan da şu da bilinmelidir ki yapılan bu çalışma sadece amigdala aktivitesini ölçmek içindir. Farklı lezyonlar sonucu frontal korteks’in duyguyu işleyen kısımlarında lezyon oluşması sonucu duygu oluşumunda yine sorunlar oluşabilir.

Kaynaklar

Total
0
Shares

Leave a Reply

Previous Article

Nevroz

Next Article

F1 (Formula 1) Araçlarının Aerodinamisi

Related Posts
Total
0
Share